Gerçek her zaman bir kuyunun dibinde değildir. Aslında, daha önemli bilgilere bakınca, onun hep yüzeyde olduğuna inanıyorum. Biz onu vadilerin derinliklerinde ararken, o dağların doruklarında durmaktadır. Bu yanılgının kaynağını, en iyi, gök cisimlerini izleyerek buluruz. Bir yıldıza şöyle bir bakmak, gözucuyla, ışığı retinanın kenarlarına (kenarları, hafif ışıklara karşı, ortasından daha duyarlıdır) değecek şekilde bakmak, o yıldızı daha berrak görmek demektir, parlaklığını iyice hissetmek demektir; bakışlarımızı tümüyle onun üzerine çevirdiğimiz zaman ışığı donuklaşır. Aslında bu durumda göze daha fazla ışık gelir; ama ilkinde çok daha incelikli bir kavrayış çıkar ortaya. Gereksiz derinlik, düşünceyi bulandırır, zayıflatır; gözlerimizi ayırmadan bakarsak, Çobanyıldızı bile gökyüzünden silinip görünmez olur.
Sayfa 103 - can klasik 9. baskı, haziran 2019·Kitabı okudu
Beceriklilik ile çözümleme yeteneği arasındaki fark, hayal kurmak ile hayal gücü arasındaki farktan çok daha büyüktür, öte yandan birbirlerine çok benzemektedirler. Gerçek şu ki, becerikli kişiler her zaman hayal kurarlar, yaratıcı olanlar ise çözümleyicilerdir.
Sayfa 88 - can klasik 9. baskı, haziran 2019·Kitabı okudu
Adını koyamadığım bir his ruhumu ele geçirdi -çözümlemeye olanak tanımayan, geçmişteki dersleri yetersiz bırakan, geleceğin de bana anahtarını sunmayacağından korktuğum bir sezgi. Benimki gibi şekillenen bir zihin için sonuncu değerlendirme bir felakettir. Düşüncelerimin doğasından asla -biliyorum ki asla- memnun olmayacağım. Ancak bu düşüncelerin belirsiz olması şaşırtıcı değil çünkü köklerini bütünüyle yeni kaynaklardan alıyorlar. Yeni bir anlam...yeni bir öz katıyorlar ruhuma.
Sayfa 18 - can klasik 9. baskı, haziran 2019·Kitabı okudu