... Çünkü biz farklıydık ama birbirimize bağlıydık, ben senden değişiktim ama birbirimizi tamamlıyorduk, müttefiktik, bir bütündük ve buna hayatta çok nadir rastlanır... Biz dosttuk.
Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeğiyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını... bilmelidir. İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır.
"...Yalnızlık da epey tuhaftır. Bazen balta girmemiş bir orman gibi tehlikeler ve sürprizlerle doludur. Onun bütün çeşitlemelerini bilirim. İnsanın şaşmaz bir hayat düzeni kurarak boş yere mücadele ettiği can sıkıntısı. Sonra ani patlamalar. Yalnızlık da vahşi orman kadar gizemlidir."
Acotar 6 ve 7'nin tarihi duyurulunca gelen tüm serileri baştan okuma hissi... Hilal Şehir 3'ü okumadım henüz ama acaba bu sefer doğru sıralamayla tüm serileri okusam mı diyorum... Bir yandan da Cam Şato'yu bitireli 7 ay falan oldu... Belki o seriyi atlarım, Acotar'ı okuyalı çok oldu, onu okur sonra da Hilal Şehir'leri okurum 🤓 3'ü çok merak ediyorum