O günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç dünya için.
Rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli.
Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş,
Limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum.
Mutluluk ,bir acının bilincine varıp da onu dönüştürmektir.
Yaşamın sonsuzluğunda karar kılan bir umuda
Sevgilinin boynuna dokunduğunda duyulan ürpertidir.
Öpülen ilk dudak ,içilen ilk sigaradır belki
Denizden yükselen kokudur sabah karanlığında
Kabullenmektir yeni yaşamı, acısı ve sevinciyle
aynı boyutta
Yalnızca yaşamaktır belki de kimbilir...
Ahmet Erhan