Erhan T.

Erhan T.
Aradım da kendimi hiç bulamadım. Seyreldi ömrüm kendi suyunda. Olta ben, balık ben... Erhan olamadım.
Hamal
Beü
Zonguldak
27 Nisan
66 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Fareleri küheylan, Balkabağını fayton yapacaklar ama saat gece yarısını vurur vurmaz bütün büyü bozulacak.. İsmet Özel
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Savaşlar, soykırımlar gördük, İskenderler, Sezarlar, Ne atlar kaldı onlardan, ne meydanlar... Gittiler, yıkılıp birer birer, Biz kaldık. En kıraç topraklarda tutunduk, Biz defneler. Dal kırılır, yaprak dökülür Ölür mü acılara katlanmasını bilenler, Direnenler tüm kırımlara karşı... Ölmez sevgiden yana olanlar Defneler ölmez! Rıfat Ilgaz “Cide 1978”
Nefsin hakkı şeriatte olduğu kadardır. Ne bir eksik, ne de bir fazla. Nefsi zincire vurmak bu demektir. Onu öldürmeye değil, kendine uydurmaya çalış. Allah bunun için yarattı seni.
Okunu attı mı ölüm, siperler boşuna O şatafatlar, altınlar gümüşler boşuna Gördük bütün insan işlerinin iç yüzünü Tek güzel şey iyilik, başka düşler boşuna..
"Yüz binlerce insan, hiçbir şey yeşermesin diye her yere taş döşüyor, minicik bir ot parçasını bile yakıyor, gökyüzünü kömür ve gaz dumanlarıyla dolduruyordu. Tüm canlıları ve kuşları uzaklaştırarak oluşturdukları, yeryüzünün bu minik köşesini güçleri yettiğince çirkinleştirmeye çalışmışlardı ama her şeye rağmen bahar, bu kentte bile yine bahardı. Güneş sımsıcak ışıklarıyla gökte parlamakta, insanların gözlerinden kaçan otlar cana gelmekte, yalnızca bulvarlarda uzanan çim şeritlerinde değil, kaldırım taşlarının arasında da otlar boy vermekteydi. Huş ağaçları ve kavaklar, hoş kokulu yapraklarını açmaktaydı; kestane ağaçlarının şiş tomurcukları patlıyor, mini mini kargalar, serçeler ve güvercinler neşe içinde cıvıldayarak yuvalarını yapıyorlardı..."