Onların düşmanı da dostu da değilim. Her biri hak ettikleri yerde duruyorlar içimde. Bildiğim tek şey varsa, o da sevgimi kazanmaları için, doğmuş olmalarının yetersiz olduğudur. Sevgimi hiç kimseye laf olsun diye, sebepsiz yere veremem. Şans eseri yanımdan geçen, yanımda duran, yanımda doğup yaşayan kimse onun sahibi olamaz. Ben sevdiğim insanlara sevgimle şeref veririm. Şeref ise kazanılması gereken bir şeydir. Bunun yolu da söyleneni düşünmek, istenileni söylemek, emredileni istemek, kısacası yaşamak için yerde sürünmeye rıza göstermek olamaz.
Ben bir insanım. Bana ait olan bu mucize, benim sahip olduğum ve koruyacağım bir şey. Ben koruyacağım, ben kullanacağım ve onun önünde yalnız ben secde edeceğim.
Gören, artık benim gözlerim ve benim gözlerimin bakışı bütün dünyayı güzelliğe garkediyor. Duyan, benim kulaklarım ve benim kulaklarımla duyabilmek, dünyadaki bütün sesleri tatlı namelerle süslüyor. Düşünen, artık benim aklım ve hakikatler artık benim düşündüklerimle aydınlanacak. Artık kendi arzumla seçiyorum ve artık yalnızca arzumla seçtiğim şeylere hürmet ve sevgi duyacağım.