Puan vermedi·200 syf.··
2026 244. kitabı
Erich Fromm, psikoloji ve felsefeyi muazzam bir potada eriterek aşkı, sevgiyi ve insan ilişkilerini modern dünyanın o bencil tüketim çarkından söküp alıyor. Sevginin kendiliğinden gerçekleşen, şansa bağlı ya da sadece "doğru insanı bulduğumuzda" aniden parlayan edilgen bir duygu olmadığını; aksine bilgi, emek, sabır ve disiplin gerektiren aktif bir sanat olduğunu savunuyor. Fromm, kapitalist sistemin insanı yalnızlığa ve yabancılaşmaya ittiğini, modern bireyin bu varoluşsal yalnızlıktan kaçmak için sevgiyi bir "pazar nesnesi" gibi tükettiğini açık yüreklilikle gözler önüne seriyor. Gerçek sevgiyi yaşayabilmenin ön koşulunun insanın önce kendi bütünlüğünü sağlaması, yani kendi kendine yetebilmesi ve kendini tanıması olduğunu vurguluyor. Kitap boyunca kardeşlik sevgisi, anne-baba sevgisi, erotik sevgi, öz-sevgi ve Tanrı sevgisi gibi sevginin farklı katmanlarını incelerken; her birinin temelinde özen, sorumluluk, saygı ve bilgi unsurlarının bulunması gerektiğini anlatıyor. *Sevme Sanatı*; sadece romantik ilişkilerin karmaşasına ışık tutmakla kalmayan, bireyin dünyayla ve toplumla kurduğu bağı da kökten sorgulayan felsefi bir başucu eseridir. Sevmeyi pasif bir kapılma hali olarak görenlere karşı, onun her gün yeniden üretilmesi gereken bilinçli bir yaşam pratiği olduğunu kanıtlayan evrensel bir kılavuz.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Sevmek Bir Sanat Mıdır?
Puan vermedi·200 syf.·
2026 4. kitabı
"Sevgi de yaşamak gibi bir sanattır. Sevmek, özgürlük gibi cesaret ister." diye ekliyor Erich Fromm bu kitabında. Uzun zamandır okumak istediğim ve okurken her cümlesini doyumsamaya çalıştığım bu eser, beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Hatta bu platformda ilk incelememi yazmam için de beni teşvik eden kitap oldu. Kitabın yazarı olan Erich Fromm, yirminci yüzyılın en önemli psikanalistlerindendi. İnsan davranışı üzerinde sosyal ve ekonomik etmenlerin büyük bir etkisi olduğuna inanıyordu. "Sevgi öncelikle belirli bir insanla yaşanan bir ilişki değildir," der Fromm. "O, bir insanın, tek bir sevgi nesnesiyle değil, tüm dünyayla bağlantıda oluşunu belirleyen bir tutum, bir karakter yönelimidir." Bu kitabı okuma amacım; bize hep soyut bir olgu olarak öğretilen sevginin, somut durumlarda nasıl var olduğunu anlamaktı. Kitabı özetlememi sağlayan ve okurken notlar aldığım bazı kısımları sizlerin de beğenisine sunmak istiyorum: "Sevmek bir eylemdir; edilgen bir duygu değil. Bir şeyin içinde olmaktır. Bir şeye kapılmak değil." Anne, baba ve kardeş sevgisi koşulsuz sevgidir. Fakat ikili ilişkiler koşullu sevgidir ve sevgi türlerinin en farklı olanıdır. Kişi, bir insanı gerçekten sevdiğinde aslında tüm insanlığı sever; dünyayı ve yaşamayı sever. Eğer sadece sevdiği kişiyle kalıp kendini dünyadan soyutluyorsa, o insanı da gerçekten sevmiyordur. (Günümüzde bile hâlâ çok tartışılan bu konuya harika bir ışık tutmuş yazar. Birini sevdiğinde ona elinde bir mumla gidersin ve o kişi bu mum ışığını söndürmemeli. Aksine onu öyle bir yakmalı ki dünyayı, yaşamayı bir güneş parlaklığı kadar sevmelisin. Sevdiğin insan ışığını elinden alıyorsa, karanlıkta kalmaya mahkumsun demektir.) Sevgi emek ister. Emek verilen şeyler de sevilir. Sevdiğin insanla tüm duygularını paylaşabilmelisin diyor
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·326 syf.··
2026 59. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:26
Kurucularıyla birlikte 7 farklı psikiyatri kuramını incelerken; çocuk gelişimi, birey davranışları, ankisiyete, korku, kaygı gibi pek çok duygu durum halini öğreniyor ve psikanaliz süreçlerini tanıyoruz. Engin Geçtan, tabi ki psikanalizin kurucusu Freud başta olmak üzere; Alfred Adler, Carl G. Jung, Otto Rank, Karen Horney, Harry S. Sullivan ve Erich Fromm kuram ve yaklaşımlarını oldukça açıklayıcı ve anlaşılır bir anlatımla sunuyor. Her yaklaşımı Freud'un kuramlarıyla karşılaştırıyor ve farklı bakış açılarının daha net anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Böylece bizlerin de kendi görüşlerini oluşturmasına katkı sağlıyor. Ben de Freud'un bazı yaklaşımlarını "acaba" diye sorgularken, özellikle Adler, Jung ve Fromm'un görüşlerine de yakınlık duyduğumu fark ettim. Ayrıca, "Yaşamın ilk 7 yılının tüm hayatımıza etkisi", psikanaliz okumadan önce de üzerine çok düşündüğüm bir konuydu. Sullivan'ın bu görüşe katılmadığını öğrenmemle bu konudaki fikirlerim daha da özgürlük kazandı. Hala ilk 7 yılın büyük etkisi olduğuna inansam da, bu etkinin yönetilebileceğini düşünüyorum. Bundan sonraki okumalarım yeni bilgileri öğrenirken, kendi sorularıma da cevap aramakla devam edecek.
Psikanaliz ve SonrasıEngin Geçtan · Metis Yayınları · 20201,018 okunma
9/10
·176 syf.··
2025 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 00:00
Modern insan sahip olduklarını korurken kendini kaybetti. Artık insanlar yaşamıyor, biriktiriyor. Sevmiyor, sahipleniyor. Toplum bize olmayı değil,elde etmeyi öğretti. Ve bu düzen içinde en büyük yoksulluk insanın kendisi oldu. Fromm’un söylediği şey basit ama sert: Hasta olan birey değil, onu “normal” sayan toplumdur. Olmak, bu yüzden tehlikelidir. Çünkü olmak;itaat etmemeyi, tüketmemeyi,boyun eğmemeyi gerektirir. Bu kitap bir umut değil,bir teşhistir. Ve bazı teşhisler iyileştirmez,uyandırır.
Olma SanatıErich Fromm · Say · 20171,427 okunma
7/10
·200 syf.··
2026 78. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 22:17
Fromm’a göre modern insanın en büyük yanılgısı, sevgiyi "sevilmek" olarak görmesidir.İnsanlar daha çekici,daha zengin ya da daha popüler olurlarsa daha çok sevileceklerini sanırlar.İkinci büyük yanılgı ise sevginin bir "nesne" sorunu (doğru insanı bulma meselesi) olduğu düşüncesidir. Oysa Fromm, sevginin bir "yetenek" sorunu olduğunu savunur."Sevgi, bir nesne ile kurulan bir ilişki değil, bir bütün olarak dünyaya karşı kişinin karakterinin yönelimini belirleyen bir tutumdur."İnsanın en temel korkusu yalnızlık ve yalıtılmışlık hissidir. Fromm,tarih boyunca insanın bu yalıtılmışlıktan kurtulmak için alkol, uyuşturucu,ritüeller ya da sürüye uyum sağlama (konformizm) gibi yollara başvurduğunu ama gerçek ve kalıcı tek çözümün sevgi aracılığıyla diğer insanlarla bütünleşmek olduğunu söyler.Fromm, kapitalist ve endüstriyel toplum yapısının insanı nasıl bir "tüketiciye" ve "metaya" dönüştürdüğünü sert bir dille eleştirir. Günümüz insanı aşkı da bir pazar işlemi gibi görür: "Ben ne kadar yatırım yapıyorum, karşılığında ne alıyorum?"Modern evliliklerin pek çoğunun sevgiye değil, iyi işleyen bir "ekip çalışmasına" (teamwork) dayandığını, tarafların birbirlerinin yalnızlığını maskeleyen birer sığınak olduğunu söyler.Bu durum sevgiyi değil, sadece "birlikte yalnızlığı" doğurur.Kitabın eksi yanı 1950'lerin dinamikleriyle yazıldığı için anne ve baba rollerine biçtiği roller günümüzün modern, akışkan aile yapılarına göre biraz fazla keskin ve geleneksel kalabilir.
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 6. kitabı
Sevmek, sevilmek. sevgi... İlk defa bu kitap sayesinde bu duyguların birer sanat olduğunu görebildim. Sanat ve sanat eserlerimizden oluşan silsile aslında hayat. Sevmek öyle hayatın kendisi. Tavsiye etmek bir kenara dursun bence okullarda zorunlu okutulması gereken bir kitap olarak müfredata eklenmeli. Bu kitabı okuduktan sonra sevgi sanatına olan bakış açınızın değişmemesi ve gelişmemesi söz konusu dahi değil. Ve... İlk defa doğru zamanda doğru kitapla tanıştım. Teşekkürler hayat!
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma