murat çakır

murat çakır
@eristhemighty
izmir
izmir, 30 Ekim 1997
3 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Karşılıklı toleransa dayalı standartlar zayıf olursa demokrasiyi korumak zordur. Eğer rakiplerimizi tehlikeli tehditler olarak görürsek seçimi kazanmalarından korkarız. Onları yenmek için her türlü yöntemi kullanmaya hazır hale geliriz ve bu da otokratların uyguladığı önlemleri haklı çıkarma nedeni olur. Suçlu ya da yıkıcı olarak etiketlenen siyasetçiler hapse atılabilir ve ulusa bir tehdit olarak görülen hükümetler devrilebilir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Karşılıklı tölerans şu anlama gelir; rakiplerimiz anayasal kurallara göre oynuyorsa onların da var olmak, güç yarışına girmek ve yönetmek için bizimle eşit hakları bulunur. Rakiplerimizin görüşlerine katılmayabilir ve hatta onlardan nefret ediyor olabiliriz fakat onların meşruluğunu kabul ederiz. Bu, siyasi rakiplerimizi düzgün, vatansever, kanunlara uyan vatandaşlar olarak kabul ettiğimiz ve onların da bizim gibi ülkemizi sevdikleri ve anayasaya onlarında bizim gibi ülkemizi sevdikleri ve anayasaya saygı duydukları anlamına gelir. Yani rakiplerimizin görüşlerinin aptalca ya da yanlış olduklarını düşünüyor olsak bile, onları varoluşumuza birer tehdit olarak görmeyiz. Ya da onlara haince, yıkıcı ya ada benzeri şekilde kabul edilemez biçimde davranamayız. Rakiplerimizin kazandığı seçim gecesinde gözyaşlarımızı tutamayabiliriz. fakat bu tarz bir olayı kıyamet olarak da görmeyiz. Başka bir şekilde anlatmak gerekirse, karşılıklı tolerans siyasetçilerin birbirlerinin fikirlerine katılmadıkları konusunda karşılıklı olarak anlaşmaları ve buna karşılıklı tolerans göstermeleri anlamına gelir.
Kamyon şoförü ve benzinlikte çalışan bir kaç kişi Mercedes'in başına toplanmışlardı. Mercedesi'in kapıları açılmıyordu. Sadece sağ arka kapıyı açabildiler. Önce Çatlı'yı dışarı çıkardılar. Yandaki tarlaya yüzükoyun yatırdılar. Ağzından kan geliyordu. Yüzü kanlar içerisindeydi. Kollar ve bacakları kırılmıştı. Yaşıyordu. Ancak yüzünden oluk oluk kan akıyordu. Devamlı "Allah!" diyordu
Bir ulusun, zenginleşmiş gibi göründüğü savaştan köle olarak çıkmasındansa fakir ancak özgür olması yeğdir. Özgür bir ulus, özgürlüğünü korumak için savaşırken kaybettiği ne varsa hepsini yeniden inşa edebilir zira. Ancak köleleşmiş bir toplum, savaştan sağ çıkmak için feda ettiklerini de onları geri kazanma ihtimalini de ebediyen kaybetmiş demektir.
Joseph Goebbels·Kitabı okudu
Tanrı, cezalandırmak istediklerini körlük ile sınar.