Gökkuşağını izleyerek sanki ona ulaşabilirmiş gibi uçsuz bucaksız kırda yürüsek...
Ama gökkuşağının fotoğrafını çekip bir yerlere yollamadan, onun ve o anın yalnızca bize ait olduğunu düşünerek, en azından buna inanarak, yalnızca bize özel anılar oluştursak...
Sımsıkı tutunduğum son dal da kiraz ağacında olduğu gibi kırılıp düşmek üzereydi.
O kocaman dal büyük bir çatırtıyla ağacın gövdesinde derin bir boşluk bırakarak yerinden oynamıştı. Babamın dediği gibi, zamanla bıraktığı boşluk kuruyacaktı, ne kadar uğraşsak da yerine başka bir dal fidan gelmeyecekti.
"Annenin yokluğuna alışacaksın diyemem. Onu çok özleyeceksin. Çok zamansız bir gidiş. Ama inan ki anne kaybının zamanı yok. O gittiğinde yapayalnız kalıyorsun, bir parçan da onunla birlikte yok oluyor."