Suriye'de Olup Bitenleri Yüzeysel Olarak Anlamak İçin Okunabilir
Ancak Genel Hatlarıyla Değerlendirme Yaptığımızda Konuya Vakıf Olanlar İçin Zayıf Kalacak Bir Kitap
Emekli Topçu Albay Talat Turhan'a göre de eğer Gürkan biraz cesur ve dirayetli olsaydı Hava Kuvvetleri Karargahındaki toplantı sonrasında bu darbe Gürler'siz ve Batur'suz da yapılabilir, karşı darbe önlenebilir, planlamış oldukları darbe ise başarıya ulaşabilirdi, görüşündedir?:
"Ben Celil Gürkan'ın yerinde olsaydım; bir faşist cunta Türkiye'yi geriletmek için ve benim de gücüm onları aşmaya müsait, ben onu aşarım. Güç var elinde. O anda gücü kuracaksın. İşte ihtilalci o demek. Seni alaşağı eden, alaşağı etmek isteyen faşist kanadı sen alaşağı edeceksin."
9 Mart toplantısı fiyasko ile neticelenince ihtilalci düşler ile koridorda bekleyenlerden Dr. Memduh Eren somut durumun somut tahlilini öfke içinde gülerek biraz da muzip bir şekilde tek bir cümle ile yapacak ve son koyacaktır.
"Düdük harekâtı, güdük oldu."
"Sol Generaller Cuntası" olarak da isimlendirilen cuntadır.
Bu arada Madanoğlu Cuntası ile Faruk Gürler-Muhsin Batur Cuntası arasında en başından itibaren fiili ve fikri bir irtibat söz konusuydu.
Üçüncü etkin cunta ise MBK'den tasfiye edilen 14'lerden olan Numan Esin, İrfan Solmazer ve Orhan Kabibay'ın öncülük ettiği cuntadır. Bu cuntanın önde gelenleri ordudaki eski bağlantılarını kullanarak hem sivil alanda hem de ordu içinde örgütleniyorlardı. Erol Bilbilik bu cuntanın Solmazer aracılığı ile doğrudan Deniz Gezmiş, Sarp Kuray gibi öğrenci önderleriyle ilişki içinde olduklarını anılarında aktarmaktadır. Sarp Kuray'ın anlatımlarına göre Talat Turhan da bu cuntanın içindedir."
Cunta oluşumlarından bahsederken hemen belirtelim ki bunlar dışında "Devrimci Kemalizm", "Arabacıoğlu", "Amiral Bilget", "Celil Gürkan", "Ekrem Acuner" grupları gibi daha pek çok irili ufaklı cuntalar kurulmuştu.
1960'lı yılların başında Kıbrıs odaklı önemli gelişmeler yaşanmıştı. Kıbrıs sorunu Londra ve Zürih anlaşmalarıyla geçici bir çözüm yoluna sokulmuştu. Ancak 1963 yılı Aralık ayında meydana gelen olaylar tepkilerin yeniden artması-na neden olmuştur. CHP-Bağımsızlar Azınlık Hükümeti döneminde 27-28 Ağustos 1964 tarihlerinde Ankara ve İstanbul'da düzenlenen öğrenci protesto hareketleri halkın da katılmasıyla büyük bir batı ve özellikle ABD karşıtı bir gösteri halini almıştı.