Nedenini bilmediği pişmanlık gözyaşlarıyla ıslanmış son bir vedalaşma için yanına geldim. Bunlar, sonsuza dek yitip gitmiş o güzel aşklara, o bakir duygulara, yaşamın bir daha açmayan o çiçeklerine sunulan içten gözyaşlarıydı; çünkü erkek zaman geçtikçe vermesini değil, sadece almasını bilir; kendini sevgilisinde sever; daha sonraları, belki de bizi seven kadına beğenilerimizi, kötücül eğilimlerimizi aşılarız; oysa hayatın baharında, sevdiğimiz kadın bize erdemlerini, inceliklerini benimsetir; bir gülümsemeyle bizi güzel olana davet eder ve bize kendi örneği üzerinden fedakârliğı öğretir.