Yarattığın dünyada kusursuz olan hiçbir şey yok, Eyüp bütün felaketlerden azade olduğunu sanıyordu, ama senin şeytanla girdiğin bahis onu sefalete düşürdü ve bütün vücudu yaralarla kapandı, utz diyarından çıkarken onu öyle gördüm.
Birincisi, şeytanın kendi canı öyle istedi diye ve kendi özel çıkarları uğruna sabalılarla keldanileri keyfince kullanabilmiş olması karşısında şaşkınlığımızı belirtelim, ikincisi, şeytanın kasırga gibi bir doğa olayını kullanmasına izin verilmesi karşısında daha büyük bir şaşkınlığa düştüğümüzü ifade edelim, ve işin daha da kötüsü, üstelik gerçekten de nedeninin açıklanması mümkün olmayan şey, koyunları ve onlara bakan köleleri yakmak için şeytanın bizzat Tanrı'nın ateşini kullanmasına izin verilmiş olması. Demek ki ya şeytan bizim düşündüğümüzden çok daha fazlasına kadir ya da bizler dünyanın kötü tarafıyla iyi tarafı arasında son derece vahim olan zımni bir suç ortaklığı durumuyla karşı karşıyayız.
Sodom ve Gomorra, eski ahitin tekvin kitabında sözü edilen günahkâr şehirlerdir. M.ö 1900'de meydana gelen bir depremde Lut Gölü'nün güneydoğusundaki sığ sulara gömülerek yok oldukları sanılmaktadır.
Efendi'nin gururunun bitirmemize razı olmadığı Babil kulesiydi o kule. İnsanoğlunun tarihi, tanrıyla olan anlaşmazlıklarının tarihidir, ne o bizi anlar, ne de biz onu anlarız.
Ya sonra, sonra yüksek bir kulesi olan bir şehir inşa etmeye karar verdik, şuradaki gibi, gökyüzüne varacak bir kule, ne için diye sordu Kabil, meşhur olalım diye, peki ne oldu, inşaat neden durdu, çünkü Tanrı onu görmeye geldi ve beğenmedi, gökyüzüne ulaşmak her düzgün insanın arzususur, hatta efendi gelip yapımına yardım bile etmeliydi, iyi olurdu, ama öyle olmadı. Öyleyse ne yaptı, dedi ki biz kuleyi yapmaya başladıktan sonra istediğimizi yapmamızı kimse engelleyemeyecekmiş, bu yüzden dillerimizi karmakarışık etti ve ondan sonra gördüğün gibi artık birbirimizi anlayamaz olduk, ya şimdi diye sordu Kabil, şimdi artık şehir olmayacak, kule tamamlanmayacak ve bizler, her birimiz kendi dilimizde konuşarak, şimdiye kadar olduğu gibi beraber yaşayamayacağız artık, en iyisi kuleyi hatıra olarak böylece bırakmak olur.