Fatos

Fatos
#141266083 بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
EZEL
İnsan değiştikçe kitap da değişiyor. "Ramiz Karaeski"
Reklam
8/10
·110 syf.·
2025 8. kitabı
Ateizm, toplumumuzun kanayan yarası... Ateizmin tanımından başlayarak ilk çağlardan bu yana ateizmin öncülerinin dini ya da Tanrıyı reddetme sebeplerine değinilmiş. Her dönem kendi içerisindeki koşullarla tanrının varlığına ya da yokluğuna yorum yapsa da günümüzün ateizmi ile yüzyılllar öncesinin ateizmi tabi ki aynı değildir. Bilimin geliştiği yüzyılımızda bilimsel açıklamalarla tanrının varlığı ya da yokluğu veya varsa neden yok diye tanımlanmalı'nın gerekliliği üzerinde duranlarla eski dönem ateistlerin fikirleri karşılaştırılmış. Ayrıca ateistlerin ve teistlerin fikirleri , tezleri veya antitezleri konu konu işlenmiş. Deizm ve agnostizmden de bahis açılıp bunların ne kadarının ateizme yaklaştığını ya da düşüncelerinin hangi yönleriyle ateizme benzediği ya da ayrıldığı anlatılmış. Son olarak da ateist dinlerin varlığı ve bu dinlerin ne çeşit bir ateizm olduğu çünkü ateizmin de aslında bir din ve diğer dinlerle de bağıntılı bir düşünce olduğu kanıtlanmış. Kitap akıcı ve güzeldi.
AteizmVolkan Gümüş · Siyah Beyaz Yayınları · 2020141 okunma
Tanrı kötülüklerin bir an önce iyiye dönüştürülmesini ve insanların mutlu olmalarını dilemektedir. Acı çeksin ve çekmesin bütün insanlar Tanrı'nın kullarıdır. Var olmalarının temeliinde de kötülük ve acı değil, iyilik ve sevgi bulunmaktadır. Sonuçta dünyada karşılaşılan fiziksel kötülüklere karşı insan çalışıp tedbirini almalı moral kötülüklere karşı da iyiliği egemen kılmak için uğraşmalıdır. İslamiyet'e göre insanın Tanrı katındaki değeri de iyilikler uğrundaki gayretleri ve kötülüğü bertaraf etmedeki çabalarıyla açığa çıkacaktır.
Sayfa 88 - Siyah beyaz yayınları
Tanrı insanların acı çekmesinden zevk alan bir varlık değildir. Bu durum belki bazı insanların arasında cereyan eden bir durum olabilir. Ancak Tanrı birbiriyle problemli ve kavgalı olan iki insandan birine benzememektedir. O, herkesin Tanrı'sıdır. Yarattığı bütün varlıklara hayat vermekle sevgisini göstermektedir. Tanrı kötü insanların bile iyiliğini istemekte, onları her fırsatta masum tabiatlarına dönmeye çağırmaktadır. Bu amaçla peygamberleri aracılığıyla buyruklarını ve uyarılarını herkese ulaştırmıştır.
Sayfa 88 - Siyah beyaz yayınları
İslam düşünürleri insanların doğuştan günahkâr olduğunu kesinlikle reddetmiş, insanların kötülüğü hak ettiği ve acı çekmek için cezalandırıldığı anlayışını kabul etmemişlerdir. Onlara göre cereyan eden kötü olayların nedenleri başkadır. Suç işleyen ve kötülük yapan kişiler zaten bu dünyada adalet önüne çıkacaklardır. Çıkmayan ve suçunun karşılığını görmeyen kişilerse ahiret yaşamında mutlaka bunun hesabını vereceklerdir. Ayrıca kimse bir başkasının yapmış olduğu suçtan dolayı manen ya da maddeten cezalandırılamaz, cezalandırılamadığı gibi lanetlenemez veya kınanamaz. Dolayısıyla bu noktada Hristiyanlıkla İslamiyet arasında ciddi inanç ayrılıkları ortaya çıkmıştır.
Sayfa 88 - Siyah beyaz yayınları
Reklam