Elimde bulunan son Fatma Erdek kitabını da bitirmiş bulunmaktayım. Kitap bazı yönlerden gayet iyiydi fakat beğenmedim kısımları da yok değildi.
Bana göre Fatma Erdek aşkı hem güzel anlatıyor hem de anlatırken biraz bocalıyor. Yazar, bence romantik kitap yazma konusunda diğer Türk yazarlardan daha başarılı. Okumuş olduğum 3 kitabında da (Erken Rüya Zamanlar, Gece ile Şafak, Ben O Değilim) çiftlerimiz arasında ne gereksiz atarlanmalar var ne de fazla inatlaşma ve kendini naza çekme durumu. Her şey olması gerektiği gibi ilerler. Ayrıca çiftlerimiz kitabın ortasında sevgili olmuşlardır ve kitap boyunca onların sorunlarla beraber mücadele etmelerine ve mutlu anlarına şahit oluruz. Ki böyle bir şeyi herhangi bir romantizm içeren kitapta bulmak oldukça zor. Çiftler anca kitap sonunda sevgili olur ve ondan sonra mutluluğa adım atmış olurlar. Bu yönden Fatma Erdek'i gerçekten takdir ediyorum. Gelelim bocaladığı yere. Yazar aşk işini çok aceleye getiriyor. ERZ'de birbirlerini 15 sene sonra ilk kez gören çiftimiz hemen birbirlerine kavuşmak için birinden bir işaret bekliyor. Tamam, 15 sene boyunca birbirlerini unutmadıklarını okuyoruz iki ağızdan da ama daha saniyesinde "Biz yeniden sevgili olmalıyız." demek de acelecilik demek. Bunun bir benzeri Ben O Değilim kitabında da vardı. Tuna'yı gören Arın, 2. karşılaşmada kıza aşık oldu ve onunla evlenme fikrini kafaya koydu hemen. Sonraki kitapta buna biraz daha dikkat etmeli yazar.
Üstte de yazdığım gibi neyse ki kitabın ortasında çiftimiz bir nevi eski günlerine dönüyorlar.
Kitapta hoşuma giden diğer kısım Eser'in, Nehir için yazmış olduğu mektuplardı. Bir Türk yazardan okuduğum en romantik yazılar olabilir o kısımlar.
Olumsuz gördüğüm kısımlardan biri yazarın kitabı çok duygusala bağlamasıydı. İki karakterin iç sesleri beni