[Hâkimler, 9. Bap]
"Vaktile ağaçlar kendilerine kıral meshetmek için gittiler; ve zeytin ağacına dediler: Bize kıral ol! Ve zeytin ağacı onlara dedi: Allahın ve insanın bende sena ettikleri yağımı bırakayım da ağaçlar üzerinde sallanmağa mı gideyim? Ve ağaçlar incir ağacına dediler: Sen gel, bize kıral ol. Ve incir ağacı onlara dedi: Tatlılığımı ve iyi meyvemi bırakayım da ağaçlar üzerinde sallanmağa mı gideyim? Ve ağaçlar asmaya dediler: Sen gel, bize kıral ol. Ve asma onlara dedi: Allahı ve insanları sevindiren yeni şarabımı bırakayım da ağaçlar üzerinde sallanmağa mı gideyim? Ve bütün ağaçlar kara çalıya dediler: Sen gel, bize kırallık et. Ve kara çalı ağaçlara dedi: Eğer gerçekten siz beni kendinize kıral olarak meshederseniz, gelin gölgeme sığının; yoksa kara çalıdan ateş çıksın ve Libnanın erz ağaçlarını yiyip bitirsin".
Sayfa 96
- TARİH: 1999
* 1999: (Türkiye’de ve dünyada, İslamî mücadelenin, evveli ve sonrasını kendine nisbet ettiren tarihlerden biri.): 1000= 1. Yakub Çerhi: (Hacegân silsilesinin 18. büyüğü.): 1001. Mehdî Salih İzzet Mirzabeyoğlu: 1000= 1. Şahîs: Büyük cüsseli, iri yapılı kimse: 1000= 1. Şahsî: Şahsa mahsus, şahsa âit, dair. (Ledün: İndî, zâtî.): 1000= 1. Şazz: Kaide harici olan. Müstesna bulunan: 1001. Vazife: Bir kimsenin yapmaya mecbur olduğu iş. Yapılması birine havale edilen iş. Kıymet verilen iş: 1001. Arz: (Erz): Yeryüzü, dünya. Memleket: 1001. Teşerruk: Güneşte oturmak. (Yakub Çerhi Hazretleri: Ben güneşin çocuğuyum ve hep güneşten konuşurum; — Ne geceyim, ne de geceye tapanların ki, uykunun masalını anlatayım.): 1000= 1.
Temmuz 2012, ŞİMDİ VE ARKADA KALAN, TARİH: 1999, İbda Yay.·Kitabı okudu
Ebced
Reklam
Erzê kî dê bikirim sûreté hal Ku tu wî qibleê erbabê du'a
Sayfa 226 - Nûbihar·Kitabı okudu
Kurdî
Mü'min yeşil ekine benzer. Rüzgârla eğilir (fakat yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mü'min de böyledir; o da belâ ve musibetler sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz). Kâfir ise sert ve kökü üzerinde dimdik duran erz acına benzer ki Allah onu dilediği zaman (bir defada) söküp devirir.” Hz. Muhammed (s.a.s) Buhâri, Tevhid, 31
Sayfa 81 - Ravza Yayınları
Mü'min yeşil ekine benzer. Rüzgârla eğilir (fakat yıkılmaz). Rüzgâr sakinleştiğinde yine doğrulur. İşte mü'min de böyledir; o da belâ ve musîbetler sebebiyle eğilir (fakat yıkılmaz). Kâfir ise sert ve kökü üzerinde dimdik duran erz ağacına benzer ki Allah onu dilediği zaman (bir defada) söküp devirir." Hz. Muhammed (s.a.s) Buhârî, Tevhîd, 31
Sayfa 81
Din
Zembilhroş: Ey Xwedayê mezin, min dev ji mıriti berda Cih û war û hebûnê, mal û malbat bi serda Bê xap lı rastiyê, lı wijdanek rehet geriyam Jiyan û dinyayek nû ava kır bı keda desta. Şa bûm, dıl xweş bûm, bı wijdanek rehet bûm Lı dinya xwe ya biçûk, bı qismetê xwe razi bûm Jı pisi û xirabiya dinyayê dûr û pak bûm Lê iro cihê revê ji bı dest nakeve, helak bûm. Bı temenê xwe hêj gelek ciwan îm Xwedi zarû erz û eyal îm ,dizanim Lê lı vi dinyayê min nemaye tu guman Bo Xatûnê wijdanê xwe gunehkar nakim. Zanim Xatûnê ne jineka xirab ê Ne lı dû hiş, lı dû dilê helak direve Bı evina xwera rast û durust ê Lê mıxabın ku evina wê yekali ye. Ya reb, êdi nemaye cih û stara min Jı vê jiyana xweş nemaye tu hêviya min Xwe avêtime dergeha te, da ku werım ba te Bı te ra bıbım yek laş, bıstıne rıhê min,
Reklam
Reklam