Şems, Mevlana'ya Aşk Yolunda kılavuzluk etmiş, onu Aşıklıktan Maşukluk durağına iletmiştir. Şems olmasaydı Mevlana. Mevlana olmasaydı Şems olmayacaktı elbet.. Her ikisi de olunca gerçek aşk doğdu..
İç alemimizde kirliliğin bir zerresi bile, dıştaki kirden yüz bin kat daha kötü ve çirkindir. İçteki o kiri, hangi su temizler? Ancak birkaç damla gözyaşı. Ama her gözyaşı da değil ha! Belki bir şey görebilen gerçek bir gözün akıttığı saf ve temiz gözyaşı.
Uzun zamandır beni böylesine sürükleyen bir roman okumamıştım. Kitabı her elime aldığımda son sayfayı açıp " nasıl bitmiş acaba?" diye bakmamak için kendimi zor tuttum. (ki hiç huyum değildir :). Suçu işeyince mutlu olan bir katil, suçluyu yakalamaya çalışırken ona benzeyen bir gazeteci ve daha fazlası. Kitabın son 200 sayfası su gibi akıyor. Meraktan kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.
Yazara ait bir not: Kitabında Müslüman karakteri bu kadar iğrenç yapmasaydın bee. Gerçi huyudur yapar.