Elise Kova'dan okuduğum ilk kitap. Büyülü evrenlerle ilgili hikayeler okumayı çok severim ama yazardan da evreni tanıtmasını beklerim. Irkların özellikleri, büyünün sınırları bunlar hep eksik kaldı kafamda. Olaylar fazla hızlı ilerledi ve çok daha iyi bir hikaye çıkma fırsatı kaçırıldı bence. Devam kitapları da varmış, belki de onlar daha iyidir.
Çok iyi bir şey beklemiyordum zaten ama bu kadar kötüsünü de beklemiyordum. Kötü yazılmış bir skeç gibi. Ya da şu tiktok senaryoları gibi ama daha sıkıcı olan bir versiyonu.
Fransız ÖpücüğüKristin Harmel · Turkuvaz Kitap · 2011113 okunma
Kitabı okumaya başladıktan sonra yazarın geçenlerde bir kitabını daha okuduğumu farkettim. O hikayede de babasından şiddet gören bir baş karakter vardı ve hikayenin kötü karakteri olan baba, asla yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşmiyor, sorumluluğunu almıyor ya da cezalandırılmıyordu. Yazarın 'daddy issues' durumu mu var, yoksa karakterlerde bu durumu işlemeyi mi seviyor bilemiyorum. Ama aynı şekilde bu kitap da fazla sığ ve basmakalıp; aynı yazar olduğunu da bu sayede farkettim zaten. Kitabın 8 puanı var ama asla 8 puanlık bir kitap değil bu arada.
Kesinlikle ilk kitaptan çok daha iyiydi. Dikenler ve Güller Sarayının çok üstüne çıktı. Başlangıç kitabı fena değildi ama olaylarda ve başrollerin ilişkilerinde garip bulduğum durumlar vardı; bu devam kitabı kafamdaki soruları cevapladı. Tamlin'den hiç hoşlanmamıştım zaten o yüzden umarım Feyre'nin intikamı onun için oldukça acılı olur.
Çok basit, herhangi bir derinliği olmayan bir kitaptı. Yazarın küçük bir noktada bile olsa beni bir anlık durup düşünmeye sevk etmesini isterdim. En azından biraz merak duymak istiyor insan. Fazla sığ buldum açıkçası.