Esra Aslan

''Mideni bozan bir şey mi yedin?'' dedi Bernard. Vahşi, başıyla doğruladı. ''Uygarlık yedim.'' ''Ne?'' ''Zehirledi beni uygarlık; kirlendim. Sonra da'' diyerek daha alçak bir sesle ekledi, ''içimdeki kötülüğü yedim.''
Sayfa 239 - İthaki Yayınları
Reklam
''Ben keyif aramıyorum. Tanrı'yı istiyorum, şiir istiyorum, gerçek tehlike istiyorum, özgürlük istiyorum, iyilik istiyorum. Günah istiyorum.'' ''Aslında,'' dedi Mustafa Mond, ''siz mutsuz olma hakkını istiyorsunuz.'' ''Öyle olsun,'' dedi Vahşi meydan okurcasına, ''mutsuz olma hakkını istiyorum.''
Sayfa 238 - İthaki Yayınları
Kızgın bir sesle konuşan Vahşi, ''Eğer Tanrıyı biliyorsanız niye onlara anlatmıyorsunuz?'' diye sordu. ''Tanrı hakkındaki bu kitapları niye vermiyorsunuz insanlara?'' ''Onlara Othello'yu neden vermiyorsak, bunları da aynı nedenle vermiyoruz; eskiler de ondan, yüzlerce yıl öncesinin Tanrısını anlatıyorlar. Şimdinin Tanrısını değil.'' ''Ama Tanrı değişmez ki.'' ''İnsanlar değişir ama.''
Sayfa 230 - İthaki Yayınları
Istırap karşılığında kazanılan şeylerle kıyaslandığında, şu andaki mutluluk çok sefil kalır. Ve tabii ki istikrar, istikrarsızlık kadar gösterişli değildir. Mutlulukta, şanssızlığa karşı verilen mücadelenin ihtişamlarından hiçbiri yoktur. Günahla mücadelenin veya ihtiras ya da şüphe nedeniyle ölümüne altüst oluşların görkemini bulamazsınız mutlulukta. Mutluluğun yüce bir yanı yoktur.
Sayfa 221 - İthaki Yayınları
Onun gözleri,saçları,yanağı,yürüyüşü,sesi; Sözlerinle can bulur, ah! Güzel elleri, Tüm beyazlar mürekkeptir yanında Yazarlar kendi utançlarını; yumuşak dokunuşuna kıyasla Yavru kuğunun tüyü sert kalır...
Sayfa 152 - İthaki Yayınları
Reklam