“Yüreğine , acı korkusunun , acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez. Çünkü araştırmanın her ânı , tanrı ve sonsuzluk ile karşılaşma ânıdır.
“Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?”
“Çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradadır,göğsündedir;hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir.”
İster hayatımız , ister ekin tarlalarımız olsun,sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikayemiz ile dünya tarihinin aynı El tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman, bunu anlar anlamaz , bu korku uçup gider.
-öte yandan yaşam öykümün ancak ölümden sonra yayınlanacağı söyleniyor (ölmekten korkmuyorum, benim kaygım bana saldırmalarından ). Kuşkusuz yanlış anlaşılacağım.