Esra

Esra
@esboxd
"Belli bir kültür ve terbiyeyle büyütülmüş, maddi sıkıntı çekmemiş ama hep en çalışkan, en olgun, en terbiyeli olmak zorunda kalmış çocuklardık. Çoğumuzun ailesi ya boşanmış ya da çocukları yani bizler yüzünden ayrılamadıkları için senelerce kavga gürültü birbirilerine katlanan ebeveynlerdi. Birkaç gurbetçi dışında hep doktor, mühendis, öğretmen vb. mesleklere sahipti anne babalarımız. Bizler her zaman en iyi öğrencileri olmuş, zekamızı, yeteneklerimizi ispatlamış, onların deyimiyle bir noktadan sonra kötü arkadaşlar filan yüzünden sapıtmıştık. Hiçbir anne baba kendinde kusur aramıyor, hep aynı tekerlemeyi söylüyordu: "Çalıştım, çabaladım, yemedim yedirdim, okusun, adam olsun diye elden geleni yaptım, bir dediğini iki etmedim ama şimdi onun bize yaptığına bak, vallahi yaşlandım, çöktüm, ölümüm bu çocuk yüzünden olacak, doktor, hastane her şeyi denedik gene başlıyor, gene kullanıyor..."
Sayfa 112 - Era Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam
"Hem de tıp okumuşsun - cık cık cık..." Ne yani tıp okudum diye ölmek isteyemez miyim?
Sayfa 111 - Era Yayıncılık·Kitabı okudu
"Yaşantımın somut bir ispatı olsun istemesem, sadece kadavra olmayı kendime yakıştıramıyor olmasam, çoktan ölmüş olurdum. Ama adını koyamadığım, yapmam gereken, bitirmem gereken bir şey vardı. O anı bekliyordum. Sonuçta bu hayata tanıklık eden biri değil miydim ben de? Bu tanıklığın bir anlamı olmalıydı, bir işe yaramalıydı, ama neye?
Sayfa 101 - Era Yayıncılık·Kitabı okudu
"Çocukken bana hep yaşına göre olgun bir kız derlerdi. Hep en büyük bendim, benden küçüklere örnek olmak zorundaydım, okulda başarılı olmak zorundaydım. Yanlışlık, yaramazlık, afacanlık yapamazdım. Konuşmaya başlar başlamaz, düzgün cümlelerle, Anadolu'da geziyor olmamıza rağmen İstanbul Türkçesiyle konuşuyordum. Böyle bir çocukluğun ardından ergenliğimle birlikte denge bozuldu. Çünkü büyük bir ihtimal, unutulan bir şey vardı: SEVGİ! Ben de bu açığımı hep dışarıda karşılamaya çalıştım. Başvurduğum her duvar için başımda bir yumru oluşmuştu. Ama artık yumru oluşabilecek normal bir zemin kalmadığından ya da beynim yekpare bir yumru haline geldiğinden olsa gerek insanlardan uzak durmaya, en fazlası minimum düzeyde ilişki kurmaya karar verdim."
Sayfa 97 - Era Yayıncılık·Kitabı okudu
"Yaşamak bu kadar dürüst olmayı gerektiriyorsa ben oynamıyorum!"
Sayfa 90 - Era Yayıncılık·Kitabı okudu
Reklam