Kanat Güner

Yazar 8,2/10 · 109 Oy · 2 kitap · 354 okunma ·  50 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

50 okur beğendi.
109 puanlama · 129 alıntı
0 haber · 7.266 gösterim
354 okur kitaplarını okudu.
181 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
6 okur kitaplarını şu anda okuyor.
1 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Kanat Güner'in Biyografisi

Henüz 28 yaşındaydı. Zeki ve başarılı bir genç kızdı, ama yalnız ve korunmasızdı. Çocukluk düşlerini gerçekleştirmek üzereydi, tıp fakültesinde okuyordu; ama yıllardır eroin bağımlısıydı. Beş yıl çabaladı, kurtulamadı. ‘‘Yanımda kal, beni bırakma. Elimi tut. Öyle tut ki bütün korkularım bitsin’’ diye sesleneceği kimsesi yoktu. Gençlere örnek olmak için eroinin, yani kendi hayatının kitabını yazdı. Eroinden kurtulmak için verdiği amansız mücadeleyi ve kaçınılmaz sonu anlattı kitabında. ‘‘Bir tuvalet köşesinde öleceğim’’ demişti. Gerçekten de öyle öldü...

Türkiye, Kanat Güner'i ve yeniden uyuşturucu batağını konuşuyor. Özellikle gençlerin yaşamına sinsice giren eroinin son kurbanı Kanat Güner, uyuşturucu ticaretini, bu ticaretten kazanılan kara paraları ve korunmasız kurbanları, toplumsal eksiklerimiz ve yanlışlarımızı, yeniden masaya yatırdı...

Talihsiz kızın ölümü, uyuşturucuya yeni başlayanlara, başlamayı düşünenlere ibret olsun diye yazdığı ‘‘Eroin Güncesi’’ adlı kitabını önceki gün Taksim İş Bankası Sanat Galerisi'nde imzalamasından bir kaç saat sonra geldi. Saat 21.00'de Beyoğlu Sineması'nın tuvaletine giden genç kız, burada dizine şırıngayla ‘‘Altın Vuruş’’ yaptı. Yüksek dozda eroin damarlarında yayıldı ve Kanat Güner, bir daha kendine gelemedi. Cesedini kapıdaki erkek arkadaşı buldu.

Muş'ta doğan ve ve 8 yıldır kayıtlı olduğu Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni eroin yüzünden bitiremeyen Kanat Güner, ibret olsun diye yazdığı kitabında uyuşturucu illetinin hayatını nasıl mahvettiğini açıkça anlatmıştı. Tam 11 baskı yapan kitabının ilk sayfasında Kanat Güner, ‘‘Yaşam şeklim sayesinde veda etmem gereken pek kimse yok’’ diyordu. Sözünü tuttu Kanat, kimseye veda etmeden, senaryosunu önceden yazdığı gibi, bir tuvalet köşesinde, kimseye veda etmeden gitti. Cesedi, Taksim İlkyardım Hastanesi'nden Adli Tıp Kurumu Morgu'na götürülürken de yapayalnızdı.

BIRAKTIM, BIRAKACAĞIM

Kanat Güner, Hürriyet Gazetesi'nde geçen ay yayınlanan röportajında, paçavraya dönen kollarında iğne vuracak yer kalmadığını şu alaycı sözlerle dile getirmişti: ‘‘Kaza geçirsem, kolumda serum takacak yer bulamayacaklar.’’

Eroin konusunda kimilerine ‘‘Bıraktım’’ diyordu, kimilerine ise ‘‘Bırakacağım’’ diye konuşuyordu. Öldüğünde cebinde 5 kullanımlık eroin, iki kullanımlık esrar, 1 kullanılmamış enjektör ve eroin eritmekte kullanılan 2 kaşık bulundu.

BABASI: ALKOLLE BAŞLADI

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi son sınıfta kaydını donduran kızının eroine başladığını üç yıl önce öğrendiğini söyleyen baba Cevat Antepli, şu açıklamada bulundu:

‘‘Önce alkole başlamış. Ardından hap ve eroin. AMATEM'de 10 gün tedavi gördü. Sonra tedaviye cevap vermiyor diye kovdular. Annesi ve ben, ona gereken tüm ilgiyi gösterdim, ama eroini bırakamadı. Kitabı yazmasını biz önerdik. Yazdıklarını kaleme alsın, böylelikle bırakır diye düşündük. Bize karşı çok saygılı ve dürüst bir evlattı. Kandırdığı tek konu eroindi...’’

İSTANBUL'DA YALNIZLIK

Kanat Güner'in 28 yıllık kısa yaşam öyküsü, toplumsal ve bireysel açıdan içinde büyük dersler taşıyor. Figen Yanık'ın 3 Mart 1998'de Hürriyet'in Kelebek ekinde yayımlanan röportajında, ailesini Anadolu'da bırakıp okumak için İstanbul'a geldiğini belirtiyor Kanat Güner...

İstanbul'da taşranın baskısı yoktu, özgürdü. Ama uçurum gibi bir yalnızlık da çevresini kuşatıyordu.

İlk sevgilisi, ikincisi, aldatmalar, aldanmalar, Köprüaltı arkadaşlıkları, gece yaşamı, kulüpler, evsizlik, parasızlık, yoksulluk, ilk kurtaj deneyimi, tümör korkusu, evlilik ve fakülteyi terk ediş... Kanat Güner'in hayat hikayesinin satır başları...

Duygusal bir insandı ve bütün bunlara daha fazla dayanamadı. İntihar etmek istedi. İntihar aracı olarak da eroini seçti. Ama eroin onu öldürmedi. Tam tersine sinsice hayatına girdi:

‘‘Öyle bir an geldi ki kendimi dört bir yandan çevrili hissettim. Artık daha fazla dayanamıyordum. O zaman intihar etmeyi düşündüm. Bunu eroin kullanarak yapabilirdim. Bir iki kullanımdan sonra ölüm vuruşu yapabilirim diye düşündüm... Ama eroin öldürmediği gibi, yaşatmadı da... Zaten bir süre sonra eroin fikrine saplanıyorsunuz. Bir süre sonra onun oluyorsun. Ona aşık oluyorsun. Hâlâ seviyorum onu, ona hâlâ aşığım...’’

Yaşamaktan bıkmıştı

Kanat Güner'i, 15 yıllık arkadaşı Ali Kemal Yılmaz'dan dinledik:

‘‘Onu ilk tanıdığım zamanlar temiz, dürüst, cıvıl cıvıl bir kızdı. Metin'le tıp fakültesinin 2'nci sınıfında evlendiler. Başlangıçta her şey iyiydi. Ancak eşi askere gidince başka bir erkekten hoşlandı. Böylece evlilikleri de bitti. Hukuki olarak boşandıklarını zannetmiyorum. Kanat, uyuşturucuya önce hapla başladı. Son 3-4 yılda ise eroin kullanmaya başladı. Onu çok

uyarıyordum, ama bir faydası olmadı. Özgürlükçü ve anarşistti. Hayatı çok katı ve zor buluyordu. Sık sık ‘İstanbul

bize göre değil' diyordu. Felsefeyi çok seviyordu. Ancak bu sevgisi onu olumsuz etkiledi. Hatta o kadar dengesizleşti ki, ona bir psikolog bile buldum. Tedavi oluyordu. Zaten kitabını yazdığı günlerde uyuşturucuyu kısa süreli de olsa bırakmıştı. Küçük yerde büyümüştü. İstanbul'un büyüklüğü altında ezildi. Birdenbire bulduğu özgürlük, onu çok uç noktalara götürdü. Aslında bunda ailesinin de payı var. Öğretmen bir anneyle mühendis bir babanın kızıydı. Ancak ailesinin üzerinde sürekli bir baskısı vardı. Özellikle annesinin otoriterliğinden yakınıyordu.’’

Bana aşkı sorma

Kanat Güner'in tam 11 baskı yapan kitabı piyasaya çıktıktan sonra, arkadaşımız Zeynep Güven'in dikkatini çekti. Zeynep Güven'nin 10 Mayıs 1997'de yayımlanan röportajında Kanat Güner şunları söylüyordu:

Kurtulmak için çok iradeli olmak lazım. Bir de İstanbul'dan uzak olmak lazım. Çevre çok önemli. Bu çevrede kaldığın sürece kurtulman zorlaşır. İrade, şansın yardım edecek, oyalanacak bir şeyler bulacaksın. Birkaç tane kurtulan insan tanıyorum.

Anarşist ruhluyum. İlla ki farklı olanı da bileceğim. Yani bana gösterilen doğru yolu değil, yan yolları da bilmek, hatta hep o yollarda devam etmek... Çünkü etrafına bakıyorsun, herkes doğru olan yolda yürüyor, ama hiçbir b.k oldukları yok...

Eroin bağımlıları grup halinde yaşıyor. Grup muhabbeti sıkmıyor. Çünkü aynı şeyin peşinde koşturuyorsun. Aynı şeyi düşünüyorsun. Bütün derdin, aklın fikrin eroin. Hep birlikte aranıyorsun, bulduğun zaman hep birlikte takılıyorsun. Ama ben o insanlardan değilim. Mesela hırsızlık yapamıyorum. Benimle başlayanların yapmadığı şey kalmadı. Ben hep bir şekilde para buldum. Para yönünden şansım yaver gitti...

Eroin pembe bir dünya yaratmıyor, çirkinliklerle arana bir perde çekiyor... Onların üstündesin. Onların kaygıları senin kaygıların değil. Onların kaygılarına gülüp geçiyorsun. Güldüklerine gülüp geçiyorsun. Çirkinlikler daha belirgin oluyor, ama sana değmiyorlar...

Sevgi olsaydı daha kolay olurdu. Ama benim aşka inancım kalmadı. Sorma...

Hadi bitsin artık bu muhabbet diyorsun. Ama gidecek yerin yok. Çoğunun ailesi kabul etmiyor. Çoğunun krizi, hastalığı atlatacak bir yeri bile yok. Kriz her geçen gün daha kötü olacak, bunu biliyorsun...

Bir şeyler yapmam gerekiyordu. O kadar boştum ki... Bir de hep dürtüklendim. Etrafımdaki insanlar, yaz bastıralım filan dediler hep. Acayip kolay çıktı kitap... Gurur veriyor bu kitap bana. Hoşuma gidiyor, bir şey yapmış hissediyorum kendimi. Uzun zamandır bunu hissetmiyordum. Ceset gibi bir tiptim...

Eroin kullananların sayısı korkunç arttı. Artık ölenlerin haberleri çıkmıyor gazetelerde. Böyle de devam edecek... O kadar çok insan ekmek yiyor ki bundan. Susurluk'a filan gidiyor olaylar...

Eroin Güncesi

Kanat Güner'in trajik sonla noktalanan hayat hikayesinin izini yazdığı ‘‘Eroin Güncesi’’ adlı kitapta sürdük:

AİLEM Benim yüzümden mahvoldular, çöktüler. Benden beklenmeyen her şeyi yaptım, Onları çok utandırdım. Çünkü onlar beni, çevredekiler aman ne iyi çocuk yetiştirmişsiniz desinler diye büyüttüler. Hele annem...

FAKÜLTE 17 yaşındaydım, İstanbul'da yapayalnızdım. Burnumu her deliğe sokmaya başladım. İlk delik, bütün fakültelerin marjinallerinin sığındığı sosyal etkinlik kulüpleri, yani tiyatro kulübü oldu. İnsanlar öyle yerlerde ya çiftleşiyorlar ya da mastürbasyon yapıyorlardı. İlk sevgilimi orada buldum. Uzun zaman da ona katlandım.

NEFRET Soner'in ölümüyle eroinden nefret etmiştik, ama bazı aşkların nefretle başladığını söylerler değil mi? Okulda öğrendiklerim sonucunda ‘H’den hem korkuyor, hem de merak ediyordum.

ALKOL Alkol benim için büyük bir handikaptı. Nerede duracağımı bilmiyor, zil zurna sarhoş olunca da tam arıza oluyordum.

ESRAR Fındık'ın peşine takıldım. Buraraya gelmesi tehlikeli olan iki kişiydik ve bir araya gelmiştik. Ahıra girmeyen bir koçtu/Ot buldukça uçtum/Anayasa'da en büyük suçtum.

HAP Arada sırada para kazanacağımız tutuyordu. Birkaç kitap toparlayıp AKM'nin karşısındaki köşede tezgâh açıyorduk. İlk satışı ya hapa yatırıyorduk ya alkole. Sonra da pek satış yapamıyorduk. Çünkü, kitapların üzerine sızıp kalıyorduk.

EROİN Madde daha vücuduma girmeden bağımlısı olmuştum sanki. Hep ne zaman karşıma çıkacak diye bekliyordum. İlk fırsatta deneyecektim. Büyük bir ihtimalle çok sevecek ve dönülmez yola girecektim. Teorik olarak eroin hakkında her şeyi biliyordum.

İLK TANIŞMA Cihangir'deki evde sabaha karşı karşıma çıkınca hiç tereddüt etmeden dayadım burnumu. Bu burun her yere sokulmalıydı ya. Bütün günümü tuvalette kusarak geçirdim, ama kendimi çok iyi hissediyordum.

PİS KOKU Torbacının evinde çok pis bir koku vardı. Bir zulamız yoktu ve kaçınılmaz sorun gerçekleşiyordu. Burnumuz akıyor, kemiklerimiz ağrıyor, bedenimizden pis pis kokan ter damlaları fışkırıyordu, ama üşüyorduk. İşte o koku bu kokuydu.

ÖZGÜRLÜK Yitirecek hiçbir şeyim kalmamıştı. İrademi ona teslim etmiştim. Özgürlüğünden hiç kimseye ödün vermemiş olan ben, onsuz olamıyordum artık. Kesinlikle özgürlüğümü kaybetmiştim.

Kanat Güner'in Kitapları Kitap Ekle

8,2/ 10  (103 Oy) ·  338 Okunma
2. ADA 4-4910 (Eroin Güncesi 2)
9,3/ 10  (6 Oy) ·  16 Okunma
Mühendis Bey, bir alıntı ekledi.
 15 May 21:51 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kendimizi bir cins Leyla ile Mecnun sanıyorduk. Alkolik Leyla ve hapçı Mecnun...

Eroin Güncesi, Kanat GünerEroin Güncesi, Kanat Güner
Mühendis Bey, bir alıntı ekledi.
16 May 00:08 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Çok çabuk aşık oluyorduk ama çok çabuk vazgeçemiyorduk. Aşk için her şeyi yapan cinstendik biz, dürüstlüğümüz insanları korkutuyordu.

Eroin Güncesi, Kanat GünerEroin Güncesi, Kanat Güner
Ferah, bir alıntı ekledi.
01 Oca 2015

''...Hayal kurmak çamaşır suyu içmek kadar zor. Yazacak bir şeyim de kalmadığına göre... Evet, artık bitti, perde...''

Eroin Güncesi, Kanat Güner (Sayfa 116)Eroin Güncesi, Kanat Güner (Sayfa 116)
Barış, bir alıntı ekledi.
02 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Savundukları şeye karşı değildim;ben de düzenden şikayetçiydim.
Deniz'in resmine bakıp "Aşk olsun çocuk,aşk olsun" derken benimde gözlerim doluyor,marş söylerken benimde yüreğim kabarıyordu.
Ama daha kendi kişilikleriyle sorunları olan,kompleksleri ile başa çıkamayan bu insanların emek,halk,devrim derken süphanekeyi okuyan yedi yaşındaki veletten pek farkları kalmıyor,birbirlerinden öz eleştiri falan istedikleri o ciddi tartışmalarda "benim babam-senin baban" kavgası yapan çocukları andırıyorlardı.
Dişe dokunur bir şeyler yapamıyor,daha önemlisi yıkamıyorlardı.En çirkin durum ise onlarında paraya tapması,onların da birbirlerini sömürmesiydi.

Eroin Güncesi, Kanat Güner (Sayfa 58)Eroin Güncesi, Kanat Güner (Sayfa 58)
Efşan, bir alıntı ekledi.
20 Şub 17:16 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Ben kimsenin hiçbir şeyine karışmaz kimseyle uğraşmazken, nedense herkes benimle uğraşıyordu.

Eroin Güncesi, Kanat GünerEroin Güncesi, Kanat Güner
M. ϜϓſϞ ^-^, bir alıntı ekledi.
02 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Biz bir araya gelmesi tehlikeli olan iki kişiydik ve bir araya gelmiştik.

Eroin Güncesi, Kanat GünerEroin Güncesi, Kanat Güner
Emel G., bir alıntı ekledi.
30 Ara 2014 · Kitabı okumayı düşünüyor

"Ben galiba hayatım boyunca iki arada gidip geleceğim. Kornişteki perde gibi, raydan çıkana dek."

Eroin Güncesi, Kanat Güner (tabutmag; Edebiyat kisvesinde asiri sanat; Aralik, Ocak, Subat; 03)Eroin Güncesi, Kanat Güner (tabutmag; Edebiyat kisvesinde asiri sanat; Aralik, Ocak, Subat; 03)
Mühendis Bey, bir alıntı ekledi.
16 May 14:46 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Rakı da içmişsiniz siz bensiz
Ben de cigaramı üflerim sizlersiz.

Eroin Güncesi, Kanat GünerEroin Güncesi, Kanat Güner
Bütün Alıntıları Göster
Aykut, Eroin Güncesi'ni inceledi.
08 Şub 2017 · Kitabı okudu · 87 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bana göre hayat birçok merdivenden oluşan bir yapıdır. Kimileri çıkar bu merdivenleri, kimileri paldır küldür aşağı yuvarlanır. Biz insanlar bu merdivenleri çıkanlara hayranlıkla bakarız her defasında. Peki hiç düşünüyor muyuz merdivenlerden aşağı yuvarlanan insanları? Merdivenlerden tırmananlar aşağı yuvarlanan bahtsız insanlara yardım ediyor mu? İşte Kanat Güner bu merdivenlerden yuvarlanan ve de normal olarak (!) kimsenin umursamadığı bir insan bana göre.

Kanat Güner eroin bağımlısı genç bir kadın. Kanat Güner bir tıp öğrencisi. Kanat Güner sevgisizlikle büyümüş biri. Yine Kanat Güner tüm olumsuzluklara rağmen hayatın gerçeklerini kavrayabilmiş bir insan. Otobiyografik - günlük türünde olan bu eserde genç yaşlarda eroin bağımlısı olmuş Güner'in yaşadıklarına tanık oluyoruz. Çağımızda artık daha çok rastlanan sevgisizlik zehri ile büyütülmüş bir insan Güner.

İnsan olarak sevgiye muhtacız desem çok klasik bir cümle kurmuş olur muyum? Öyle ki, insan sevgi bulamazsa yaşadığı yerden, sarılacak başka şeyler arıyor hayatta. Bu sarılacak şeyler kimi zaman bir ev, lüks bir araba, belki de en basitinden bir günlük oluyor. Keşke Güner'in sarıldığı tek şey günlüğü olsaydı. Keşke...

28 yaşındaydı aramızdan ayrıldığında. Bir tuvalet köşesinde kendisine son şırıngasını vururken. Gerçekten de öyle diyordu; "Bir tuvalet köşesinde öleceğim." diye. Bir zehir düşünün ki, insana "Bir tuvalet köşesinde öleceğim" dedirtsin. Eroinden bahsetmiyorum, hayır. Sevgisizlik zehrinden bahsediyorum. Bu zehri insana (özellikle çocuklara) bir kere bulaştırdınız mi, o kişinin bundan kurtulması için büyük çabalar gerekiyor.

Güner'in eroinin hayatını nasıl değiştirdiğini, sevgisizlik zehrinin nelere yol açtığını anlattığı kitapta öyle acı yerler var ki, itiraf ediyorum ki bazı yerleri zorluk çekerek okudum. Çoğu zaman hayatta kalmanın ona ağır gelmesi, dolayısıyla kimi meslekleri, hobileri deneyerek bunu unutmaya çalışması, fakat bunu başarmaması. Ayrıca birçok defa doktora gittiği halde o maddeyi bırakamaması, hayatında ona sevgisizlik zehrini tattıran son kişilerin ebeveynleri olmaması kitaptaki ağır noktalardan sadece bir kısmı.

"Eroin bağımlısı bir insan" olarak betimleme yapsak kendi aklımızda, ne düşünürüz? Uzak durulması gereken insanlar? Ya da serserilik kılıklı, beş para etmez kişiler? Kanat bir tıp fakültesi öğrencisi idi. Eroine başladıktan sonra okuluna bir daha devam edemedi. Sevgisizlikle büyüdüğü için yalnız kalmamak adına kötü kişilerle birlikte oldu kötü alışkanlıklar kazandı. Belki de yalnızlığını çevresindeki insanlar gideremedi ama dünyadan yalnız ve umutsuz bir şekilde ayrıldı, bir tuvalet köşesinde.

Biz insanlar biraz da böyle insanları yadırgamayı severiz, itiraf edelim. Peki hiç onlara yardım eli uzattık mı? Toplumdan düşmüş (yeraltına belki de) kişilerin yüzüne bir kere olsun baktık mı diye sorarım kendime. Kanat'ı kimse görmedi, ne doktorlar ne de etrafındakiler. Herkesin gözü önünde 'yalnız' bir şekilde düştü hayattan. Hayatın kimi ağır gerçeklerini de hiç zorlanmadan fark edebilmişti Kanat. Çok zeki bir insandı bana göre. Hayattaki görünmez engelleri zorluk çekmeden görebilen, eleştirebilen cesur bir kadındı Kanat. Fakat ne yazık ki o zehir bitirdi onu; sevgisizlik...

Belki de fazlaca duygusal bir inceleme oldu bu. Öyleyse eğer, sizlerden bu aşırı kişisel incelememden dolayı özür diliyorum. Bu incelememin böyle olmasının nedeni Kanat'ı çok sevmem oldu diyebilirim. Satırları okurken sanki yakın bir arkadaşım adım adım ölüme gidiyormuş gibi hüzün duydum. Dışlanmış kişiler toplumda her zaman dikkatimi çekmiştir fakat Kanat'ın yeri bende çok ayrı oldu. Bence sizler de onunla tanışmalısınız. İki tür zehrin de ne denli kötü olduğunu (eroin ve sevgisizlik) Kanat'ın ağzından, onun kendi tecrübelerinden dinlemelisiniz.

Barış, Eroin Güncesi'ni inceledi.
20 May 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okumayanın çok şeyler kaybedeceğini düşündüğüm,hayatımda kesinlikle önemli bir yere sahip olacağına inandığım kitap.10 liraya satın alabildiğim,hatta yaşadığım şehirde bulabildiğim için bile mutluyum.Sonradan öğrendim ki fiyatları aşırı derece uçuk ve bulması elmas bulmak gibi.

Yusuf Çorakcı, Eroin Güncesi'ni inceledi.
07 Oca 15:17 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Felaketler ve acılar içinde bir hayat sürdükten sonra üzücü bir biçimde aramızdan ayrılan milyonlarca gençten sadece biri olan Kanat Güner ve onun kısa yaşamının ardından bize bırakmayı başardığı Eroin Güncesi hakkında söylenebilecek çok şey var. Öncelikle aşırı merak ettiğim bu kitabı bulmakta çok zorlandım ve hatırı sayılır bir bedel ödeyerek pdf formatında okumaktan kurtuldum. İyi ki alabilmişim eseri, okurken elimden bırakmak gelmedi hiç daha doğrusu Kanat Güner'in yaşadığı trajediler bırakmama engel oldu. İstanbul'da bir tıp fakültesi öğrencisinin bu tip bir hayat süreceği hiç kimsenin aklına gelmezdi herhalde. Böylesine popüler olmasının en önemli sebebi yaşananların tamamen gerçek olması. Kendisi gerçek bir yazar değil o nedenle oturmamış cümleler mevcut. Dil ve anlatım olarak çok şey beklemeyin zaten okumaya iten eroin denen illetin insanları ne hale soktuğunu canlı olarak hayal edebilmek. Kanat Güner eroinden öncesi ve sonrasını anlatarak bize nasıl batağa düştüğünü açık açık göstermek istemiş. İlginç olan bu kadar hayatı boşvermiş birinin daktilo başına oturup böyle kitap yazarak insanları uyarmak istemesi. Eserde bir sistem eleştirisi söz konusu değil ancak toplumun dejenerasyonu hakkında önemli anlar mevcut. Yazardan eroinin etkilerini daha net anlatmasını bekliyordum fakat sonuçları okuduktan sonra bunun pek bir önemi kalmıyor. Özgürlük üzerinden giderek bunun pek mümkün olmadığı üzerinde durmuş yazarımız. Eroini bir erkeğe benzetmesi ilginç bulduğum noktalardan biri oldu. Çok daha fazla anlatarak okumayı düşünenlerin heyecanını kaçırmak istemem. Anne babalar mutlaka okusun ona göre şu kitaptan ders alıp çocuk yetiştirsin muhabbetlerine de girmek istemiyorum. Kanat Güner'in ölümü de yaşamı gibi çok acı olmuştur, hatta yıllar önce kendisinin Reha Muhtar'a çıktığını hatırlıyorum. Söyleyecek hem çok şey var, hem de hiçbir şey yok.

poetika, Eroin Güncesi'ni inceledi.
04 Eki 2017 · Kitabı okudu · 2 günde

gerçekten mükemmel bir kitap ismine bakıpta ön yargılı davrananlardandım okuduktan sonra kitaba ördüğüm duvarları teker teker yıkmayı başardım tavsiye ederim

dilan, Eroin Güncesi'ni inceledi.
23 Oca 18:31 · Kitabı okudu · 4 günde

Kitabın adıyla doğru orantıda yazarın eroin günlerini konu edinmiş. Başta beni çok rahatsız eden bir kitap oldu, insanların bu hallerine üzüldüm. Birilerinin bu yanlışları işleyip(kitapta da yanlış yaptığının farkında yazar) hayatlarını çekilmez hale getirmeleri çok acı bir gerçek.
Yazardan gerçekten çok etkilendim tıp fakültesi öğrencisi, 1987 de okulu kazanıyor yanlış bilmiyorsam, sonrasında çeşetli olayların gelişmesini kitabında anlatmış. !998'de altın vuruş yaparak bir sinemanın tuvaletinde yaşamına son veriyor. O dönemde Reha Muhtarın bir proğramına çıkmış hatta Mor ve Ötesi grubu ona ithafende bir şarkı yazmış.
Yaptıklarının , kendine ve çevresine verdiği zararın farkında fakat bir türlü bırakamıyor başlarda kendisine bunun için güvense de sonrasında başaramıyor hayatına da aynı şey son veriyor.
Kitabın basımı yok büyük htimal kitabı bulmanız olanaksız gibi bulursanız zamanınızı ayırıp okumanızı tavsiye ederim.

Öncelikle , çok uzun zaman arayıp sonrasında bulduğum bir kitaptır kendileri .. 98-100 sayfalık eski bir kitaba tam 25 tl vererek mutluluktan uçmuşumdur :p kitaba gelecek olursak .. hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan bir tanesidir kendileri .. yazarın olayın baş kahramanı olması kitaptaki duygu ve hisleri daha da okuyucuya vermiş bana göre .. Kanat ablanın yaşadıkları çektikleri .. o dönemdeki insanların bakış açıları gerçekten hayret verici .. yaklaşık olarak 3 saatte soluksuz bitirdiğim bir kitaptır kendileri .. her ne kadar çevremden kötü eleştirilerde almış olsam .. nıck nıck nıck okunur mu o kitap eroin falan ne kadar ayıp gibi boş söylemler .. ver hasıl okuyun verdiğiniz paraya ve zamanınıza kesinlikle değecektir .. en kötü tarafı kitabım çalındı .. çok üzülmüştüm o zaman .ç yazımı okuyup elinde olan varsa alabilir satın .. okumaklı kalın ..

Mêrxwas, Eroin Güncesi'ni inceledi.
 28 May 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

fırlama bir yazar .
kitap bağımlılık sürecini ele aliyor. ağlayarak değil bilinçli bir dille. bütün sisteme eleştiri getiriyor. tiye alarak . bu insanların bağımlı olmadığını suçlu olmadıklarını hasta olduklarını dile getiriyor. toplum ve devlet algısona çok fazla taş atıyor. işin içinde aşk da var felsefe de var . o kitaba ulaşacak herkesin o illetin ne bok olduğunu iletmek istiyor. bir bağımlıya çare olacak bir kitap bir kitap değildir.( bağımlıları kitaplar tutmaz zaten ) bu kitap bağımlı olmayanlar için yazılmış. bağımlılara bakış açımızın ne kadar yanlış olduğunu anlatıyor. okuyup bilinçlenmek gerek

Umut, Eroin Güncesi'ni inceledi.
 07 Oca 01:21 · Kitabı okudu · 1 günde · 2/10 puan

"Çok sağlam sistem eleştirisi" dedikleri kitap bildiğin bir keşin anıları çıktı. Alkol, uyuşturucu sex. Bu mu sistem eleştirisi? Yurt görevlisine çıkışması dışında dişe dokunur bir eleştiri yoktu. Yada ayık kafayla kalamadıkları için yeterince eleştiri yapılamamış. Romantik bir bakış açısıyla incelemeye kalkmanın sonucu olarak "müthiş bir başkaldırı" demek pekala mümkündü.

Biray, Eroin Güncesi'ni inceledi.
29 Tem 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ressam Ali'den Kanat'a: Ne yaparsan yap,senden sadece kitabı bitirmeni istiyorum. En azından şu lanet topluma bir hatunun hiç kimsenin orospuluğunu yapmadan, canının istediği her şeyi yapabileceğini görmesi lazım. Göster onlara!

Kendilerine sadece serseri gözüyle bakılmasını istemeyen bir kadın Kanat Güner.
Yaşamı boyunca kendi yaşadığı toplumda kadın olmayı istemeyen, ona "kadın" gibi davrananlara karşı düştüğü yanılgıyı çekinmeden yüzlerine haykıran cesur bir kadın.

Uyuşturucuya başlama hikayesini bir kaos olarak nitelendiriyor kitapta. Bir çok insanın düştüğü bir kaos. O uyuşturucuyu içine çekip, damarından alırken, başka insanların televizyonla, dinle, politikayla, futbolla uyuşma ihtiyacını karşıladığını düşünmüş. İletişim çağında iletişimsizlikten şikayet etmiş. Duymamışlar. Özgür olmak istiyorum demiş. Dövmüşler.

17 yaşındayken tıp fakültesini kazanıp sorgulamaya başlıyor. Yaşamı boyunca da bu sorgulamalar peşini bırakmıyor Kanat Güner'in. "Ya Allah yoksa? Devlet olmasa? Ya beni yönetenlereen daha zekiysem? Karşı olmaya hakkım varsa? Ya seks? Bu soruların hiçbirine tam olarak yanıt bulamadan 11 yıl sonra bir tuvalet köşesinde sonlandırıyor hayatını.

Uyuşturucu bağımlılığın yaşama etkilerini anlatmak için, yaşadıklarını kimsenin yaşamamasını istediği için yazmış, son kuvvetiyle tamamlamış kitabını. Bir çok şeye farklı gözde baktırabilecek bir kitap.

Sena, Eroin Güncesi'ni inceledi.
23 Mar 14:19 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Merhaba. Bu kitabı okumak bazı yerlerinde çok zorladı beni itiraf etmeliyim. Sayfalarının az olduğuna bakmayın, elinizdeki gerçek bir hayatın öyküsü. İçindeki karakterler bazı zorluklara gerçekten direnmiş ve yenik düşmüş kişiler.

Size Kanat Güner'den bahsetmek istiyorum öncelikle. Orta halli bir ailenin küçük bir Anadolu şehrinde sevgisiz büyüyen bir kızından. Sevgisiz büyüdüğünü özellikle belirttim çünkü sevgisizlik intiharına giden domino taşlarının ilkiydi. Zor bir hayatı vardı Kanat'ın bir sonraki domino taşları dizilmekte çok gecikmedi. Yalnız kalmak istemiyordu, sevgisizlik yarasıydı bu yüzden kimde ufacık bir sevgi kırıntısı görse onunla gidiyordu. Hayatına giren kimse ona tek başına gelmedi ne yazık ki ; akineton, esrar ve en sonunda da eroin.

Zeki insanların başına bela açan bir özellik vardı onda da 'farkındalık'. Hayat hepimizin başına çeşitli dertler açıyor ama aşırı farkındalık insanın hayatını bir kabusa çevirebiliyor. Bunca karmaşanın içinde kendi doğrularınız, toplumun istedikleri, içinde düzen barındırmayan düzen sizi uçurumlara sürükleyebiliyor. Ve hepimizin ortak bir kararla kötülediği 'zararlı alışkanlık'ların içine düşen insanları çok çabuk bu şekilde yaftalayabiliyoruz: Uzak durulması gereken zararlı insanlar. Oysa eleştirmemiz, karşı çıkmamız gereken şey o insanlar değil o insanları bu duruma düşüren olaylar olmalıydı öncelikli olarak.

Bu kitabı okumadan önce, durumu hiç böylesine düşünmemiştim, ben de uyuşturucu kullanan insanlara bu gözle bakıyor ve kendimce hor görüyordum. Çünkü ben 19 yaşında, hiç kötü arkadaşı olmamış, zararlı alışkanlıklara bulaşmamış, çarpık düzenin çıkıntıları bana battığında ise buna sadece kuru bir depresyonla karşı çıkan bir kızdım. Olayların derinliğini hiç sorgulamamıştım. Başta bu olmak üzere bir çok konuda kendimle yüzleşmemde çok etkisi oldu Eroin Güncesi'nin. "Biz kötü çocuklar, yani uyuşturucu kullanan, çevrenizde ve çocuklarınızın yanında görmek istemediğiniz sorunlu çocuklar hakkında açıklamalar yapmak zorundayım galiba: Çünkü hala can sıkıcı sorular soruyorsunuz. Şimdi efendim, biz bir zamanlar çocuktuk sizin çocuklarınıza benziyorduk. Tabii ki ayni değil, sizin çocuklarınız muhakkak ki masum çocuklardır. Tabii ki biz o zaman da masum değildik. O zamandan belliydi, bizim ne olacağımız şeytan gibi veletlerdik'' diyerek konuyu özetlemiş aslında Kanat Güner.

Güncesinden yola çıkarak hayatının nasıl ellerinden kaydığını anlattığı bu kitap elinde enjektörüyle 'arkamda bir şeyler bırakmalıyım' düşüncesiyle kaleme alınmış. Biri bilmeli, biri görmeli olup biteni diyerek... Sonrasında gerek televizyon programları gerek röportajlarla, girdiği çıkmazı elinden geldiğince bir çok kişiye anlatıp bu yola girmelerine engel olmaya çalışmış Kanat. Başta kitabı çok satıp 11 baskı yapmış ancak sansüre takılınca para kazanmak için sokakta tezgah açıp kitabını öyle satmaya çalışmış.

Mor ve Ötesi'nin ona ithaf ettiği şarkının ilk dizesinde dediği gibi gitmeden önceki son sesini bir çok kişi gördü. Ama ona yardım etmedi, belki de edilmedi bilmiyorum. Ama şöyle de bir sonuç var ki Kanat, bir imza gününden sonra Taksim'de bir tuvalette aşırı dozla intihar etti. Tıpkı kitabında söylediği gibi...

Yitiyoruz, yitiriyoruz çoğu şeyi, çoğu insanı evet ama farkında mıyız bunun ? Son olarak bir dize yazmak istiyorum 'o şarkı'dan: '' Ve sizler ve onlar ve ötekiler hiç hissetmez mi / Canlı yayındaki yitmeyi?''

Mor ve Ötesi'nin Kanat Güner'e ithaf ettiği o şarkı: https://www.youtube.com/watch?v=X6C7eKnk43Q

Bütün İncelemeleri Göster