"Onca incinme, bedenime attığım o bağı koparmadı henüz, ben de sana şarkı söyleyeyim diye yanına döndüm. Neredeyse kestin o bağı, ama incecik bir tel var ki hala dayanıyor. O son, ölümcül darbeyi ne zaman vuracaksın bilmiyorum, ama o zamana kadar sana sımsıkı tutunacak, tüm kalbimle şarkılar söyleyeceğim."
"Bazen bir an pencerede durur ya da pencereyi açar, yıldızlara bakar; kendisiyle ilgilendiği aklının ucundan bile geçmeyecek biri dışında onu kimse görmez. Bu gece saatlerinde bir hayalet gibi süzülürüm, bir hayalet gibi yerleşirim onun yaşadığı yere. Her şeyi unuturum, planları, hesapları bırakırım; mantığı denize atarım, iç çekmelerle göğsümü şişirir, güçlendiririm; davranışlarıma hükmeden sistemin acısını çekmemem için bana gerekli bir alıştırmadır bu. Başkaları gündüz erdemli olur, gece ise günah işler; bense gündüzleri riyakar, geceleri ise saf arzuluyumdur. Keşke görseydi beni, keşke ruhumun içine bakabilseydi. Keşke!"