Ben İnce Memed'e başladığımda 24 yaşındaydım. İnce Memed de 21 yaşındaydı. Ben İnce Memed'in dördüncü kitabını bitirdiğimde altmışımı geçmiştim. İnce Memed daha 25 yaşındaydı...
Bir konferansta, New York'ta bir kişi de bana niçin hep Çukurova'yı yazıyorsunuz, diye sordu. Ben de ona şu karşılığı verdim, ben mi yalnız Çukurova'yı yazdım, öyle mi sanıyorsunuz, bakın size söyleyeyim, şu dünya yazarları içinde Çukurova'yı yazan tek kişi ben değilim ki, Kafka da, Joyce da, Tolstoy da, Dostoyevski de, Çehov da, Balzac da, Stenhal da... Herkes herkes Çukurova'yı yazdı.
Babamın ölümü de beni çok üzdü. Babamın ölümüne uzun yıllar inanmadım ve onun mezarına hiç gitmedim. Uzun yıllar mezarlığın yanından bile geçmedim. Öldüğünden dolayı da ona derinden kırıldım, küstüm. Herkesin babası yaşarken benim babam neden öldürülmüştü, bunu da bir türlü anlayamıyordum.
Ben babamın camide, o, namaz kılarken yanındaydım, hançerlendiği akşamdan sonra, sabaha kadar yüreğim yanıyor, diye ağladım. Ardından da kekeme oldum ve on iki yaşıma kadar da zor konuştum.