Kelimelere tutunacak gücümü yitirmiştim. Her kelime kahrolası bir anıyla birlikte karşıma dikiliyordu. Başkalarının bir tarafa attığı kelimeleri arıyordum. Artık kullanılmayan, artık insanları gülümsetmeye yetmeyen kelimeleri.
Uzun zamandır tanıştığım Nietzsche'yi, Camus'yu, Sartre'ı Schopenhauer'ı, Foucault'yu evden kapı dışarı ettim. Birbirimize bağırıp çağırdık. Ben onları suçlarken onlar bütün bunların benim aptallığımdan kaynaklandığını söylediler. Kiminin yakasına yapıştım, kimini de öfkeyle ittim.