"Göreceksin..." diyordu her konuşmalarında Reşat Fuat üzüntülere gark olmuş eşine. "İnsanlık ölmedi. Bu dünyada vicdanlı insanlar var ve bugün değilse yarın, seslerini çıkartacaklar."
Ama nedense o gün, bir türlü gelmiyordu.
Nazım gelmeyecekti bir daha.
Mesela şu kapıdan içeriye girip, koca sesiyle "Suat hadi gel Filibe Köftecisi'ne gidelim birlikte" demeyecekti bir daha asla.
Dünyaca ünlü haftalık dergi Time, kapağını Mustafa Kemal Paşa'ya ayırmıştı.
...
Henüz Cumhuriyet ilan edilmemişti o tarihte. (24 Mart 1923)
Time muhabiri kendisine "Türk ancak cehennemde kendi efendisi olur." şeklindeki o zamanların popüler deyimini hatırlatınca, Genç Türkiye'nin kurucu önderi şöyle cevap vermişti:
"Türkiye'de, kendi efendisi olur!"
Kendisi gibi prensip sahibi bir adam olan Sabah gazetesinin sahibi Mihran Efendi ile de anlaşmış, 24 Temmuz 1908 gecesi gazeteye provaları kontrol etmeye gelen sansür memurlarını, İkinci Meşrutiyet'in ilan edildiğini gerekçe göstererek, kapıdan kovmuştu Ahmet Bey. (Ahmet Cevdet Oran)