Karanlığın Yüreği| Joseph Conrad
Merhaba, bugün sizlere medeniyeti bir arada tutan ipliğin ne kadar da ince olduğunu anlatan bir eserle geldim. Gizemli Kurtz'u bulmak için görevli oldukları ticaret şirketinin Belçika Kongosu'ndaki şubelerine yolculuk eden Marlow, karanlığın çöktüğü bu coğrafyada ummadığı dehşetlerle karşılaşır. Marlow, Kurtz'a doğru ilerlerken, medeniyete ve kendisine olan güveninin parçalandığını da fark eder.
Eser 19. Yüzyılın sonlarına doğru yazılmıştır. Tarihe damgasını vuran kanlı savaşlar, gelişen teknolojinin açtığı uçurumları ve modernlik adı altında allak bullak olan toplumları yansıtır. Roman, sömürgecilik olgusunu incelerken, roman kahramanı Marlow'un karşılaştığı üç farklı karanlığı; insan eli değmemiş Kongo'nun karanlığını, Avrupalıların yerlilere yaptığı zulmün karanlığını ve her insanın içinde gizli olan kötülük yapma arzusunun karanlığını ele alır.
Kitabın kapağını kapattıktan sonra insanların yıllarca sömürgeciliğe, ırkçılığa ve modernleşmeye karşı verdiği savaşları düşündüm. Sonucunda ise asırlar boyu süren bu savaşın günümüzde de devam ettiği gerçeğiyle karşı karşıya kaldım. Modernleşme adı altında insanların nasıl yozlaştığını ve yaptıkları her işi modernleşmenin şartıymış gibi zuhur etmelerinin acınasılığını bir kez daha gördüm. Bu tür kitaplar benim farkındalığını arttırıyor nedense. Yıllar önce yazılmış olan bir eserin belki de tek amacı İçinde yaşadığı toplumun halini yansıttığında gelecek nesillerin bunun farkına varıp bu hataya bir daha düşmemesidir. Fakat görüyoruz ki günümüzün en büyük derdi yine bu. Kitabı okurken beni çok fazla düşündürmesi yüzünden midir bilmem biraz ağır okudum. Hem okuyup hem yaşadım. Bugün Afrika'da aynı muameleyi gören insanlar için değişen tek şey bu muamelenin daha da ağırlaşmış olmasıdır. Kısacası