Esin Polat

Esin Polat
@esinpolat
Puan vermedi
Karısını Şapka Sanan Adam|Oliver Sacks İçerisinde 24 farklı hikaye bulunan bu kitapta bir nöroloğun ağzından hastalarını okuyoruz. Kitaptaki her hikayeye bayıldığımı söylemek istiyorum. Gerçekten bu tür insanların var olduğunu bilmeme rağmen direkt doktorunun ağzından okumak beni daha da bir etkiledi. İçlerinden kitabın da adı olan Karısını Şapka Sanan Adam hikayesini çok beğendim. Her hastayla ayrı bütünleştim. Çünkü hastalar, hastalığının farkında olmadıkları gibi yaşadığı sıkıntıların sebebini de bilmiyorlar. Bundan dolayı çevrelerinin onlara davranış şeklini de görüyor ve bir kere daha insanların hiçbir şeyi sorgulamadan her durumu kendilerince değerlendirdiğini görüyorsunuz. Ve bu tür bir hastalığa sahip olmalarına rağmen ister istemez hayata uyum sağlamaya çalışıyorlar. Eğer böyle biraz psikolojik çokça nörolojik kitaplar okumak isterseniz bence bu kitabı mutlaka okumalısınız. Kitapta bir çok nörolojik terim geçmesine rağmen yazarımız bu terimleri açıkladığı için hiç zorluk çekmiyorsunuz ve kitap oldukça akıcı ilerliyor. Ben araya böyle kitaplar koymayı çok seviyorum. Farklı bir alanda bilgi sahibi olmak beni çok mutlu ediyor özellikle böyle sınırsız bir organ olan "beyin" için bu tür bilgilere sahip olmak beni daha da mutlu ediyor. Kitaba şans vermesinizi çok isterim. Naçizane fikrimdir, önerilir.
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20206,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
Suç ve Ceza|Dostoyevski Suç, Rusçada sınır aşmak anlamındaki kelime ile ifade edilir. İngilizcede de benzer bir biçimde “transgress” (haddi aşmak) olarak ifade edilir. Roman bu perspektiften bakar olaya. Bir yerde bu kitap için "Okurken insanı hasta eden roman" diye bir tabir okudum. Gerçekten o kadar haklı ki. Okurken hasta olmamak için hiçbir sebebiniz yok. Ana karakterin psikolojik durumu, kendiyle çelişmesi, söylediği hiçbir şeyi yapmaması ve sürekli bir sayıklama halinde olması bana aşırı geçti. Dostoyevski bu romanı yazarken "Ana karakter psikolojisini okura mutlaka geçirmem gerekiyor." dediyse başarmış olduğunu söylemem gerekir. Fakir, içine kapanık ve başarılı bir öğrencinin katilliğe giden serüvenini, bu kişinin iç dünyasındaki süreciyle birlikte verilmesi bence harika bir detaydır. “Sıradan insanlar acı çekmeyi beceremezler. Ancak büyük insanlar büyük acılara katlanabilir.” diyerek ötelere göndermede bulunmuştur. Kahraman hem çok merhametli hem de çok zalimdir. Dostoyevski romanda suçun varlığını sosyal çevreye bağlar. Öncelikle bir eylemin suç olması için o suçu işleyen kişinin alelade insan olması ve toplumun geçerli kurallarına uyuyor olması gereklidir. Raskolnikov iki tür insanın varlığını kabul eder. Süper insanlar ve diğerleri. Süperler, tıpkı Napolyon gibi milyonlarca insanı öldürse de yargılanmaz çünkü buna hakkı vardır; oysa normal insanlar hukuk kurallarına uymak zorundadırlar. "Geniş anlamda kitap; dünyanın, gerçek ve esaslı bir ahlaki yapı olmadan bireylerin arzu ve istekleri için savaştığı bir varoluş kavgasının yapılacağı yer değil, fakat ebedi şeyler içinde sosyal ve ahlaki karakter ile inanç için umut barındıran bir yer olduğuna yönelik bakış açısına sahiptir." Raskolnikov her
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Puan vermedi
Sokrates'in Savunması|Platon Merhaba, bugün çok sevdiğim bir eserle geldim. Bence herkesin okuması gereken bir kitap Sokrates'in Savunması. Kitap yorumuna gelecek olursam eğer; Kitap Sokrates'in öğrencisi Platon tarafından yazılmıştır. Sokrates yargılanırken mahkemede Platon da vardır ve Platon mahkeme boyunca tek bir söz söylemeden dinlemiş ve bu eseri kaleme almıştır. Sokrates, gençleri baştan çıkarmak ve tanrıları reddetmek suçundan yargılanır. Bu suçu üzerine yıkanlar ise bir grup Atinalıdır. Aslında Sokrates'in söylediklerinin hiçbirinin uydurma olmaması ve attıkları iftiraların asılsız olduğunu dolayısıyla da Sokrates'in suçsuz olduğunu bilirler ama gelin görün ki işlerine gelmedikleri için böyle bir suçlamada bulunmuşlardır. Hatta Sokrates savunmasına başladığında şöyle bir cümle kurar; “Atinalılar, beni suçlayanların sizi nasıl etkilediğini bilemiyorum. Ama öyle ikna edici konuşuyorlardı ki, az kalsın ben bile kim olduğumu unutacaktım. Buna karşın, tek bir doğru laf etmediklerini söylemem gerekir.” Bu haksız suçlamalardan kurtulması için ise Sokrates'ten jüriye yalvarmasını ve af dilemesini isterler. Fakat Sokrates kendi doğrularından ve inançlarından taviz vermez ve şöyle der; "İyice bilin ki, bir değil bin kez ölmem gerekse de, doğru bildiğimi yapmaktan vazgeçmeyeceğim.” Sokrates'in savunması kendini kurtarmaya yetmez ve Beş Yüzler Meclisi'nde 220'ye karşı 281 oyla M.Ö. 399 yılında idama mahkûm edilir. Sokrates, baldıran zehrini kendi isteğiyle içerek hayatına son verir.
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,8bin okunma
Puan vermedi
Savaş Sanatı| Sun Tzu Merhaba, bugün Çin edebiyatından bir kitapla karşınızdayım. Son zamanlarda herkeste gördüğüm ve okumam gerektiğini düşündüğüm bir eserdi Savaş Sanatı. Yoruma geçecek olursak eğer; Çin'in Doğu Zhou bölgesinde yaşadığı düşünülen Sun-Tzu'nun başyapıtı kabul edilen Savaş Sanatı, kumandanlar ve taktikleri için sistematik bir rehber olmuştur. Fakat bu eser sadece savaş meydanlarındaki kumandanları değil, bugünkü hayatın karmaşık labirentlerindeki modern insan için bile ufuk açıcı bilgiler bulunduruyor. Kitap, yerinde, zamanında ve doğru şekilde verilen kararların hayatımızı nasıl şekillendireceğini bizlere gösteriyor. Ayrıca bir strateji kitabı olmasının yanı sıra hayatı en doğru şekilde yaşamak ve sağlıklı kararlar almak isteyen herkese hayat derinliği ve tecrübesi oranında bilgece yol gösteriyor. Kitabın beğendiğim kadar beğenmediğim kısımlarının da olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Kendime kattığım şeylerin olduğu yadsınamaz bir gerçek lakin aslında savaş stratejisinden bahsettiği için bu tür konulara ilgisi olmayanı sıkabilecek bir kitap olabilir. Kitap oldukça kısa ve içerisinde yer yer sıkıcı olsa bile size hayatta doğru kararlar aldırabilecek tavsiyeler veriyor. Hatta bir ara savaş stratejisi okuyor gibi değil de kendi hayatımdaki olumsuzlukları göz önüne getirip bu tür durumlarda neler yapmam gerektiğine dair tavsiye alıyormuşum gibi hissettim. Okuduğunuz üzere kitaba olan bakışım ne harika ne de kötü. Bence okunabilecek ve içerisinde güzel mesajlar barındıran bir kitap fakat harika mı bence değil.
Savaş SanatıSun Tzu · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202649,6bin okunma
Puan vermedi
Ardavirafname| Farıdun Vahman Mezdiyesnâ inanırları tarafından kutsal, üstün nitelikli, dürüst ve kötülüklerden sakınan bir kişi olarak bilinen Ardâvîrâf, Zerdüşt geleneğinde büyük mûbedler arasında yer alır. Ardâvîrâf, Mezdiyesnâ din adamları ve mûbedler üst kurulu tarafından seçilerek dinsel konulara dair birtakım bilgiler getirip dindaşlarına sunması amacıyla metafizik evrenin cennet, cehennem ve araf denilen bölgelerine, bir başka ifadeyle “diriler dünyası”ndan “ölüler diyarı”na gönderilmiş bir kutsal, bir azizdir. Bu öteler yolculuğu, Zerdüşt bağlılarınca son derece kutsanan üç büyük tapınaktan Âzerfernbağ ateşkedesinden başlamış ve yine aynı yerde sona ermiştir. Mûbedlerin ifadeleriyle, ömrü boyunca tek bir günah bile işlememiş olan Ardâvîrâf, bu seyahate gitmek üzere ok çekme kurasıyla belirlenmiş, yıkanıp temizlendikten sonra yeni elbiseler giymiş, bir şeyler yiyip temiz yataklar üzerinde dinlenmiş, vasiyetini yapmış, din önderlerinden alarak üç kadeh meng içip baj okuduktan sonra uykuya dalmış, yedi gün yedi gece boyunca iki büyük meleğin eşliğinde cennet, cehennem ve arafı gezmiş, iyilere yaptıklarının karşılığında verilen ödülleri, günahkârların da kötülükleri karşılığında çarptırıldıkları cezaları ayrıntılarıyla görmüş, son olarak da Ahura Mazda’nın huzuruna kabul edilmiş, yedinci gün dünyaya geri dönerek gördüklerini bilge bir kâtibe yazdırmıştır.
ArdavirafnameArdaviraf · Pinhan Yayıncılık · 2017210 okunma