Refahın artmasıyla, onu kaybetme korkusu da artar. İlişkilere duyulan güven kaybolur, omuz omuza vermek niye gereksindir ki artık? Eski değerlerden koptukça yeni sorular çıkar: Doğru ne, yanlış ne? Seçme özgürlüğünün artması, sürekli tercihte bulunmanın ve bu tercihin sorumluluğunu üstlenmenin sıkıntısı büyür. Modern hayatın sunduğu imkânların çokluğu da mutsuz eder, çünkü hayat, şimdiye dek hiç olmadığı kadar uzadıysa bile, bunların hepsini gerçekleştiremeyecek kadar kısadır.
Mutluluğun kimyası şayet fazla zorlanırsa insanı mutsuz eder. Çünkü çabucak tükenen, bu nedenle yenilenmesi gereken maddeler söz konusudur; yenilenmelidirler ki hayatı tekrar kışkırtabilsinler ve yeniden tükensinler...