Her nerede halkın yönetilmesi ve onların mülkünün korunması için birilerinin elinde verilen güç başka amaçlar için uygulanır ve onların yoksullaştırılması ve taciz edilmesi veya bu güce sahip olanın keyfi ve kaprise dayalı emirlerine itaat etmelerinin sağlanması için kullanılırsa, orada bu güç anında tiranlık olur, ister bu gücü bu şekilde kullanan bir kişi olsun ister birçok kişi olsun.
Yasama gücünün olmadığı ve yürütme gücünün bir kişinin elinde bulunduğu, ki bu kişinin aynı zamanda yasa yapma yetkisine de sahip olduğu bazı uluslarda, o tek kişiye her anlamda üstün güç denilebilir.Bunun nedeni onun yasa yapmak olan bütün üstün güce sahip olması değil, fakat onun altındaki yöneticilerin sahip oldukları birkaç alt düzeydeki yetkilerini veya en azından onların büyük bir kısmını elde ettikleri üstün yürütme gücüne sahip olmasıdır. Aynı zamanda, onun üstünde bir sama erkinin olmaması nedeniyle, onun onayı olmadan herhangi bir yasa yapılamaz. Eğer o herhangi bir şekilde yasama erkinin başka bir kısmına tabi olsaydı, bunun olması beklenemezdi. O bu anlamda, yeterince uygun bir şekilde egemen güçtür. Bununla birlikte, dikkat edilmelidir ki, ona karşı yapılan bağlılık ve sadakat yeminleri, o üstün yasa koyucu olduğundan değil, fakat diğerlerinin birleşik gücüyle yaptığı yasanın üstün yürütme gücü içindir. Bağlılık yemini yasaya itaat etmek için olduğundan, o yasayı çiğnediğinde kendisine itaat edilmesini isteme hakkı yoktur.