Geceyi dinledim; herkes uyurken başka sesler vardı,
Bir kısmı benden kaçan, bir kısmı bende saklıydı.
Yolları tüketmedim; yollar tüketti beni,
Her menzil bir soruymuş, geç anladım nedenini.
Bir kuyu taşıyorum, derinliği gözümde,
Her baktığım aynanın çatlağı var yüzümde.
Rüzgârın getirdiği haber eski bir kederdi,
İnsan bazen kendine en uzak seferdi.
Bir dağ gibi dururdum dışarıdan bakana,
İçimde çığ düşermiş, duyurmazmış insana.
Ne kadar yükseldiysem o kadar arttı korkum,
Göğe yaklaşan başın büyürmüş ufuk yorgun.
Bir gün anladım: ömür, sayılan gün değilmiş,
Kendini arayanın bitmeyen bir meyliymiş.
Şimdi sessiz duruşum yenilgiden değildir;
Gürültüyle büyüyen hakikat, hakikat değildir.