Hakikat Vol.2
Eski/Yeni Çağ tarikatları Bireyin içindeki Öz sevgiyi çıkarıyoruz deseler de Bireyin cebindekini Çıkarmaktan öteye gideni göremedik hâlâ. Not : Ötekiler de SÖZDE cin çıkarıyorlar. Ve tabii yine Para karşılığı muska yapıyorlar. İlmi ve ayeti parayla satmayın diye Ayet var ayet ! Ben para almıyorum Gönlünüzden ne koparsa demek, Bu hizmetin bir bedeli var demektir. Başka bir şey değil ! Alah'tan ve O'nun Peygamberinden başkasına İtimat etmeyin...
Din
Şu bilgi ne kadar işe yarar bilmem ama bugünlerde ABD ile İran arasındaki krizin merkezinde yer alan ve özellikle petrol ticaretini doğrudan etkileyen Hürmüz Boğazı sıkça gündeme geliyor. Boğazın açılıp kapanmasıyla ilgili her gelişme, enerji piyasalarında dalgalanmalara ve petrol fiyatlarında yükselişlere neden oluyor. Peki, "Hürmüz" adı nereden geliyor ve bugün bu geçit bölgesine nasıl bir anlam yüklüyor olabilir? MÖ 7. yüzyıldan itibaren Antik İran coğrafyasında etkili olan Zerdüştlük inancında, Ahura Mazda iyiliğin, bilgeliğin ve düzenin temsilcisi olarak kabul edilirken; Ehrimen kötülüğün, cehaletin ve yıkıcı güçlerin simgesi olarak görülüyordu. Ahura Mazda'nın Farsça kaynaklarda kullanılan isimlerinden biri de Hürmüz'dür. Bu açıdan bakıldığında, bugün dünya ticaretinin en stratejik geçitlerinden birine verilen isim, köklerini eski İran'ın dinsel ve kültürel mirasından almaktadır. Her ne kadar Zerdüştlük özünde tek tanrılı bir inanç sistemi olsa da, evreni iyilik ve kötülük arasındaki sürekli mücadele üzerinden yorumlar. Elbette tarihsel olarak ABD-İran gerilimini doğrudan Ahura Mazda ile Ehrimen arasındaki mücadeleye bağlamak mümkün değildir. Ancak sembolik bir okuma yapılacak olursa, Hürmüz Boğazı etrafında yaşanan güç mücadeleleri, kadim İran düşüncesindeki düzen ile kaos, yapıcılık ile yıkıcılık arasındaki çatışmayı hatırlatıyor olabilir. #hormuz #hürmüzboğazı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sessiz
Geceyi dinledim; herkes uyurken başka sesler vardı, Bir kısmı benden kaçan, bir kısmı bende saklıydı. Yolları tüketmedim; yollar tüketti beni, Her menzil bir soruymuş, geç anladım nedenini. Bir kuyu taşıyorum, derinliği gözümde, Her baktığım aynanın çatlağı var yüzümde. Rüzgârın getirdiği haber eski bir kederdi, İnsan bazen kendine en uzak seferdi. Bir dağ gibi dururdum dışarıdan bakana, İçimde çığ düşermiş, duyurmazmış insana. Ne kadar yükseldiysem o kadar arttı korkum, Göğe yaklaşan başın büyürmüş ufuk yorgun. Bir gün anladım: ömür, sayılan gün değilmiş, Kendini arayanın bitmeyen bir meyliymiş. Şimdi sessiz duruşum yenilgiden değildir; Gürültüyle büyüyen hakikat, hakikat değildir.
dün gece yazıldı
beni kimse kurtarmasın Beni kimse kurtarmasın artık, kurtarılacak yerimi çoktan yaktım ben. İçimde bir ev vardı eskiden, pencereleri çocukluğa bakardı, kapısında annemin sesi dururdu, duvarlarında kimseye anlatmadığım küçük sevinçler asılıydı. Sonra bir gün, kimse gelmeden, kimse kapıyı kırmadan, kimse yangını başlatmadan, o ev kendi kendine tutuştu. Ben de o günden beri içimdeki külün başında bekleyen sessiz bir adamım. Bana mutlu musun diye sorma. Mutluluk benim dilimde eski bir kelime artık, anlamı silinmiş, harfleri dökülmüş, bir vitrinin önünde unutulmuş çocukluk oyuncağı gibi. Baksam tanırım belki, dokunsam kırılır. Ben uzun zamandır yaşamıyorum da, bir şeylere devam ediyorum sadece.
1000Kitap
Evrenin En Eski Yanılgısı: Başkasının Yolunu Kendi Yolun Sanmak.
Peygamberler, yaşadıkları çağlarda hakikatin bâtınî ufuklarını temaşa etmiş, insanlığa zahirin ötesindeki manayı işaret etmiş kutlu rehberlerdir. Onların sözleri ve halleri birer işaret taşıdır; ancak yol, her insanın kendi gönül âleminde yeniden açılır. Hakikat ne bütünüyle başkasından alınabilir ne de ezberlenebilir. Her yolcu, kendi nefsinin perdelerini aralayarak, kendi içindeki sırra doğru yürür. Bu yüzden peygamberlerden örnek alınır, velilerin izleri takip edilir; fakat hiçbir yol, sahibinin yerine yürünemez. Nihayetinde insanın gerçek kitabı, kalbine yazılan hikmetlerdir. Yaşadığı her imtihan bir ayet, her fark ediş bir tefsir, her tecelli ise yeni bir sayfadır. Kişi, ömrü boyunca kendi varlık kitabını okumayı ve yazmayı öğrenir. Çünkü hakikatin en derin sırrı, insanın kendi özünde saklıdır ve onu keşfedecek olan da yine kendisidir.
İyileşmiştim ama galiba ruhen yine eski halime dönüyorum.