Desem ki vakillerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanlann en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Topraklann en bereketlisini sende surdum Senden tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için. Hava kadar lahm Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin Nimettensin, nimettensin
Desem ki... Inan bana sevgilim inan, Evimde senliksin, bahçemde bahar Ve soframda en eski şarap Ben sende yaşıyorum Sen bende hüküm sürmektesin. Birak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgarlaria, nehirlerle, kuşlarla beraber, Günlerden sonra bir gün Şayet sesimi fark edemezsen, Rüzgarların, nehirlerin, kuşlann sesinden, Fakat yine üzülme, müsterih oc Kabirde böceklere ezberlelirim güzelliğini Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni anyonum
Eğer havada şatolar inşa ettiyseniz, eserinizin yok olması gerekmez; bulunması gereken yer orasidir. Şimdi onların altına temeller yerleştirin.(D.H Thoreau)
bizdeki "romantikler" karakteristik açıdan Avrupa tipine kesinlikle ve doğru- dan zıttır; bunun yanında onlar üzerine hiçbir Avrupai standart uygulanamaz. (İzninizle eski moda olan, saygı gören ve herkese tanıdık gelen "romantik" kelimesini kullanıyorum.) Bizdeki romantizmin karakteristiği her şeyi anlamak, her şeyi görmek ve çoğu zaman en gerçekçi zihnimizin de üstüne çıkarak her şeyi daha açık şekilde görmek, hiç kimseye hiçbir koşul altında boyun eğme- mek, ayrıca hiçbir şeyi küçük görmemektir; onlar ise
İnsanlar eskiden adalet için rahat şekilde kan döker, uygun gördüğü setleri yok ederdi. Şimdi bizler; katliami iğrenç buluyoruz ancak yine de bu igrenclige, hem de her zamankinden daha fazla enerji ile ortak oluyoruz. Hangisi daha kötü?