Seninle karşılaşmamız bir dostluktan fazlası içindi. Tanışmamız kaçınılmazdı, çünkü araya muhabbet ezelden girmişti.
Sevda dediğin ne ki? Tarifsiz tanışıklık duygusu. Sebepsiz bir gülümseme arzusu.
İçselleştirilmiş olanın değil görselleştirilmiş olanın rağbet bulduğu bir çağda yaşıyoruz. O kadar ki eskinin değil "eski gibi" olanın peşinden koşuyoruz.