Yazar Hemrik İbsen, bu oyunu yazarken merkeze sembol olarak yaban ördeğini koymuştur. Oyunun kalbidir adeta. Oyunun sonunda da o kalp durmuştur.
Yaban ördeği ilk olarak Bay Werle tarafından vuruluyor. Yaralandığında da batabileceği kadar derine batmış. Fakat onu köpekleri kurtarmış. Kesilmesi talimatı verilse de Bay Ekdal onu kurtarmayı başarmıştır.
İlk okuduğumda kesinlikle yaban ördeğini Gina'ya benzetmiştim.
Kötü emellerine ulaşan Bay Werle aynı yaban ördeğine yaptığı gibi Gina'yı istememiş ve kendi elleriyle kurduğu başka bir yuvaya göndermiştir. Oyunun ilerleyen bölümlerinde yaban ördeğinin Hedvıg olduğu fikri bende daha yoğunlaştı. Çünkü Hedvıg arkadaşları gibi değildi. Okula gitmiyordu. Bir yanda çok sevdiği kitaplar diğer yanda ise gözleri. Bu durumu onu yaban ördeği gibi hissettirme konusunda kuvvetliydi. Oyunun bir yerinde yaban ördeğinin kendine ait olduğunu şu sözlerle anlatmıştı. "Yaban ördeği benim, babam ve dedem bazen ödünç alıyorlar." Ne kadar da haklıymış diye düşündüren bu sözleri hatırlıyorum sık sık.
Hiç bir şeyden haberi olmayan Hjalmar ise Bay Werle'nin tüm olanları iyi niyetinden yaptığını düşünmüştür. Oyunun ilerleyen bölümlerinde ise Gragers yaban ördeğini Hjalmar'a benzetmiş ve durumuna çok üzülmüştür. İçinde bulunduğu bataklığı sebebiyle dibe vurmakta olduğu için bu benzetmeyi yapmıştır. Hjalmar'ın inandığı tüm yalanları elinden almıştır. Bu durum Hjalmar'da büyük bir kafa karışıklığı ve öfke yaratmıştır. Oysa babası için bu kadar kötülük yapan bir adamın bu iyilikleri karşılıksız yapmayacağını düşünebilirdi. Bunu ilk öğrendiği zaman gerçek yaban ördeği olan Hedvıg'i düşünmeden kırdı. Oysa bu konuda en suçsuz olan Hedvıg'di. Hani bir yapboz düşünelim bir parçası kaybolur. Oraya başka bir parça eklenir. İşte sonradan eklenen o