esma

Bir düşünce konuşması yapmak için uygun bir insan değildi bu genç adam. Kişi, çoğunlukla kendisi için konuşur, ama yine de söylediklerinin karşısındakini nasıl etkilediğini duymak ister. O ise, önümde dururken bütün çizgileri görülecek şekilde yüzünü ay ışığına çevirmişti. Saygıyla bekliyor, benden izin almadan uzaklaşamıyordu. Vücudunun boş varlığıyla saygı borcunu yerine getirmesi için onu bırakan düşünceleri, onsuz olarak kim bilir ne uzaklara gitmişti. Düşüncelerini yanımda alıkoyamazdım. Şiir, tasavvuf, bilim üzerine söylenenler, onun bu sırada dikkat edip de anlayabileceği şeyler değildi. Dudaklarımın kımıldanışını izleyerek beni yalnız gözleriyle dinlediğinden emindim. Söylediklerim, boş bir pınara seslenmekten daha anlamsızdı.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam
Bu söylediğim tuhaf görünebilir ama gerçekten böyleydi. Rahatsızlık duydum. Karanlık düşüncelerin etkisi altında olduğum halde hasta ihtiyarla görüşmeye hazırlanmışken, karşımda ihtiyarın kızını buldum. Kendisini daha önce hiç görmemiştim ama o olduğunu biliyordum. Bütün kadınlarla, özellikle bu güzellikte ve bu yaştaki kadınlarla iyi konuşmayı beceremem. Bana öyle geliyor ki, otuz yaşlarında vardı. Genç kızlar, hayal kurar ve sözlere inanırlar. İhtiyar kadınlar, ölümden korkar ve cennet için söylenenleri heyecanla dinlerler. Böyleleri ise, yitirdiklerinin de, kazandıklarının da değerini bilirler. Meseleleri kendilerine göre yorumlarlar. Bu yorumlar tuhaf olabilir, ama ahmakça değildir. Öne eğikken bile serbest olan olgun gözleri kirpiklerinin ardından uygunsuz bir şekilde bakar. En uygunsuz olanı onların, gösterdiklerinden daha çok şey bildiklerini, tuhaf terazileriyle bizi tarttıklarını bilmemizdir.
Sayfa 29·Kitabı okudu
Yaşım kırk. İnsan ömrünün en kötü çağı bu. Arzulayabilmek için henüz genç, arzuladıklarımızı gerçekleştirebilmek için ise yaşlanmış sayılırız. Böyle olunca da bizi güçlü kılacak alışkanlık ve güven duygusunu meydana getiren arzularımız sönüyor. Bense daha çok önceleri, bünyemin hızla gelişip serpildiği, bütün yolların güzel, bunalımların gerçek kadar faydalı olduğu çağda yapmam gerekeni henüz yapıyorum. Eğer on yaş daha büyük olsaydım, yaşlılık, isyan etmemi önlerdi; ya da on yaş küçük olsaydım, her şeye boş verirdim. Ama nerde! Otuz yaş gençliği -bir daha kavuşmamak üzere bu yaşı gerilerde bıraktıktan sonra düşünüyorum bunu- hiçbir şeyden, hatt kendi kendinden bile korkmayan bir gençliktir.
Sayfa 20·Kitabı okudu