Başa gelen musibetlerin bir sebebi de onlara ihtiyaç duyuluyor olmasıdır. Firavun, Musa Peygamber için bir ihtiyaçtı. Ebu Cehil, Efendimiz (sav) için bir ihtiyaçtı. Bu kötü karakterler, dinlerin yayılmalarına farkında olmadan iyi karakterlerden daha önemli katkılar yapmışlardır. Nemrut, İbrahim Peygamber için bir ihtiyaçtı. Hz. Mevlana, "Nemrutun ateşi İbrahim’in tevekkülünü artırdı" der (Mesnevi, Cilt 6). Mucizelerin yaratılması da bu olumsuz karakterler sayesinde olmuştur.
İvan Gonçarov Oblomov’da hayatın iki ayrı yüzünü aynı cümleye sığıştırmaya çalışır ve şunu söyler: "Biri her gün işe gitmek ve akşam beşe kadar çalışmak zorunda olduğuna üzülüyor,
diğeri böyle bir mutluluktan mahrum kaldığı için iç çekiyor."
Efendimiz (sav) şöyle buyurur: "Dünyevi nimetler hususunda sizden yukarıda olanlara bakıp da üzülmeyin, aşağıda olanlara bakın. Bu, Allah’ın size verdiği nimetleri küçümsememeniz için en uygun yoldur" (Buhâri, Rikak, 30; Müslim, Zühd, 8; Tirmizi, Kıyamet, 58).
İslam Filozofu Kindî, Gemi Yolcuları istiaresiyle şunu anlatır: "İnsanlar, bu dünyada asıl yurtlarına doğru deniz yolculuğu yaparken bazı ihtiyaçlarını temin etmek üzere bir adaya uğrayan
yolcular gibidir. Bu yolculardan bir kısmı ihtiyaçlarını giderip hemen gemiye döner ve en rahat yerlere otururlar; bazıları adann güzelliklerine kapılıp oyalanırlar, bu yüzden gemiye geç geldikleri için hem uygun yerler bulamazlar hem de adadan topladıkları çiçekler, kıymetli taşlar yolculuk boyunca başlarına dert olur. Bir grup ise gemiyi büsbütün unutarak tabiatın çekiciliğine kendilerini kaptırır ve geminin kalktığını bile fark edemezler; sonunda acılar içerisinde kıvranarak ölürler. İşte dünyanın çekiciliğine kapılarak ölümden sonraki hayatı unutanların akıbeti budur."