Yeni hükümet milliyetçi bir gençlik yetiştirmek isterken bu "karşılık beklemeden, yalnız görev yapmak için davranmak" prensibini ihmal ederse hiçbir şey yapamaz. Bunun sonunda da yurttaki maddeci ve çıkarcı rüzgâr esmekte devam ederek günün birinde memleketi yıkacak bir fırtına haline gelebilir.
O düşman milletle dostluk andlaşmaları yapılmış olabilir. Bu geçici dostlukların hiçbir değeri yoktur. Tarihî düşmanlar ancak dışişleri bakanının dostudur. Milletin, asla!
Türkçülük de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğuna göre kelime yerinde kullanılmıştır. Başka milletlerin Türk taraftarlığı ve Türk sevgisi bu kelime ile ifade olunamaz: Zaten başka milletlerin Türk'ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil , geçici bir nezakete, çıkara, siyasî zaruretlere işarettir. Türk'ü gerçek olarak, Türkten başkası sevemez.
Fakat, demokratik rejimde kalmaya kararlı oluşumuz, demokratik olmayan eski tarihimizi ve bize övünç veren kahramanlarımızı saygı ile anmamıza asla engel olamaz.Çünkü geçmişini hor gören bir millet, ancak şerefsiz insanlardan kurulu bir topluluk olabilir.