Bu kayıtsız ve dönüşsüz unutkanlığı anlayamıyordu; meçhul kişileri, çoktan ölmüş insanları anımsardı o, hatta kendisine pek bir faydası olmayanları, tanımayanları onu; zira ölenleri ve yok olanları bir çırpıda unutmaya kalkarsak hepten anlamsızlaşır, zavallılaşırdı hayat:O zaman kendinden başka anacak kimsesi kalmazdı insanın.
"Kucakladı, hiç değilse sıcaklığıyla yatıştırmak için uzun süre göğsüne bastırdı onu, zira mevhum ıstırap en avutulmaz şeydir, kelimeler kâr etmez ona."