Her gün yanımızdan geçip gidiyor dünyanın bereketi; her gün açıyor çiçekler, parlıyor ışık, gülüyor sevinç. Bazen minnettarlıkla doyasıya içiyoruz bu bereketi, bazen de bıkıp hırçınlaşıyor, adını bile anmak istemiyoruz, oysa etrafımızda her daim bir dolu güzellik var. Zaten sevincin en güzel tarafı, tesadüfi ve bedava olmasıdır; özgürdür sevinç ve Tanrı'nın armağanıdır herkese, ıhlamur çiçeğinin esip gelen kokusu gibi.
"İki kadın öğrenci bayılmadı, böylece hemcinslerini utandırmamış oldular. Üç adamın bayılması sadece prosedürde önemsiz bir aksaklık olurdu fakat iki kadın tıp öğrencisinin bayılması bütün bir kadın cinsinin tıp mesleğine uyumsuzluğuna dair tersi ispatlanamaz bir kanıt olacaktı."
Kendini bir başkası olarak hayal etmek gibi basit ve kısa bir deneyim hem benlik algısını hem de bunun sonucu olarak davranışı dönüştürüyor. "Gerçek olana dek rolünü yapmaya devam et" sözü ampirik dayanak kazanıyor.