Cordelia Fine

Cordelia Fine

Yazar
8.7/10
9 Kişi
·
35
Okunma
·
5
Beğeni
·
565
Gösterim
Adı:
Cordelia Fine
Unvan:
İngiliz Akademisyen, Psikolog ve Yazar
Doğum:
Toronto, Kanada, 1975
Oxford Üniversitesi'nde deneysel psikoloji lisansı yaptıktan sonra, Cambridge Üniversitesi'nde kriminoloji doktorası çalışmalarını tamamlamıştır. Melbourne Üniversitesi'nde araştırma görevlisidir. Macquaire Üniversitesi Felsefe bölümünde Etik Değerler Merkezi'nde görev yapmaktadır.
İnsan düşüncesini ve hayat ile sosyal düzenlemeler üzerine sağlam fikirlerin oluşumunu engelleyen zorluklar içerisinde en büyüğü, şu insanoğlunun kendi karakterini şekillendiren etkilerle ilgili tarif edilemez cehaleti ve ilgisizliğidir. İnsan türü şu an neyse ya da neye evrilecek gibi görünüyorsa bu yönde doğal bir eğilim gösteriyor, içine yerleştirildikleri koşulların en temel bilgisi açık açık bunu yapanın sebeplerini gösterdiğinde bile.
“Bir Erkek avantajını daha iyi eğitime ve daha fazla enformasyon araçlarına borçluysa, kendini Kadından daha yukarıda görmemeli, elleri bağlı bir Adamı dövdüğü için cesaretiyle övünmemeli.”
Çok ender olsa da dünyayla ve kendileriyle ilgili gerçekliklerle yüzleşen bir insan kategorisi de mevcuttur.Onların kendilik algıları daha dengelidir, başarı ve başarısızlıklarıyla ilgili sorumluluklara daha tarafsız yaklaşabilirler ve gelecekle ilgili tahminleri çok daha gerçekçidir.Bu insanlar kendini bilmenin ne derecede tehlikeli bir durum olduğunun canlı kanıtıdırlar.Onlar hayatları boyunca klinik olarak depresiftirler.
"Empati konusundaki toplumsal cinsiyet uçurumuna daha yakından bakarsak, doğuştan bulunduğu öne sürülenin aslında benliğin kendini sosyal bağlamdaki beklentilere uydurması olduğunu görebiliriz."
Cordelia Fine
Sayfa 37 - Sel Yayıncılık
Hayatınızın en sinir bozucu deneyimini düşünün.Kendinizi sanki orada değilmiş gibi hissetiniz mi?Muhtemelen kendiliğinizden sıyrıldığınızı, sanki bedeninizden çıkıp kendinize dışarıdan bakıyormuş gibi hissetmiş olabilirsiniz.Hatta bundan daha ilginç olarak durumun sinir bozuculuğundan kaynaklanan titremelerden ve gerginliklerdense kendinizi tamamen duygusuz hissetmişsinizdir.
Müzik beni genellikle hareketlendiriyor,ama şimdi kendimi kırıtarak hareket eden bir patates gibi hissediyorum...Görebildiğim ancak hissedemediğim bir dünyada yürüyor gibiyim...Bu dünyanın geri kalanında izole yaşamım beni ürkütüyor.İnsanlarla veya kocamla hiçbir iletişimim yok.Onlarla konuşuyorum, onları görüyorum ama onlarin gerçekten orada olduklarından emin olamıyorum.(bir depersonalizasyon hastasından)
Kendi gemimiz denizin azgın dalgaları nedeniyle limana gecikirken başkalarının ki sadece oyalandığı için geç kalmaktadır.
Hafıza elbette egonun en büyük müttefiklerindendir. Beyin hücrelerimizde kendimizle ilgili iyi şeyler güvenli bir dayanak oluştururken, kötü şeyler -göz göre göre yapılan hatalar- kavramlarını zamanla kaybeder ve aradan sıvışırlar. Size bir kişilik testinin yapıldığını ve ardından bu teste göre ortaya koyacağınız davranışların listesinin verildiğini düşünün. Acaba daha negatif davranışları mı (örneğin, "Ailene sürekli yalan söylersin" ve "Başkalarının görünüşleriyle dalga geçersin") yoksa pozitif olanları mı (örneğin "Özürlü komşunuza evini boyaması için yardım edersin" ve "Senden bir sır saklanması istenirse sözünü tutarsın") seçersiniz?
Tıpkı ortalama bir insandan daha iyi olduğumuza inandığımız gibi hayatın sınavlarına karşı da daha az yaralanabilir olduğumuzu düşünürüz.
Egomuz herhangi bir tehlike hissettiğinde, kendimize dair olumlu düşüncelerimize karşıt kanıtları gülünç şekilde uzak tutar. Örneğin fiziksel dayanıklılığımıza dil uzatan bir tıbbi bilgiyi beynimiz çok ciddiye almamayı tercih
eder.
Çevrede gelişen olayların davranışları nasıl yönlendirebileceğini düşüncesizce reddetmeniz halinde, diğerlerini bir başka açıdan daha küçümsemeye başlarız. İçinde bulundukları durumdan kaynaklanan sınırlamalardan, kendilerini gerçekten kurtarmaya çalışan ender etkileyici karakterleri bile görmezden gelme riskine geliriz.Herhangi bir dürüst insanın (kendimiz dahil) aynı şekilde davranacağını düşününce bu kez hiçbirşeye kulak asmaksızın , Milgram deneyinde öğrenciye şok yapmamak için direnen veya her ne olursa olsun yardıma ihtiyacı olan biri için sokakta duran az sayıda duran kişinin gösterdiği ahlaki sağlamlılığı da reddeder hale geliriz.
336 syf.
·Beğendi·9/10
bir vajina veya penis sahibi olmak, toplumsal rollerimizi nasıl değiştiriyor? hangisine sahip olarak doğarsak "aşağılık" insan sınıfına giriyoruz? peki o tanrı değil mi bizi "yeryüzüne halife" ilan eden? avrupa ya da başka bir toprak parçası farketmez, devlet aygıtının en çok korktuğu kesim "eğitimli kadınlar" olmuştur. m.s.2017 yılında bile "yalnız ve güzel ülkemde", eğitimli kadına karşı geliştirilen toplumsal nefret gün gibi ortada.medyada günaşırı yayınlanan kadın programlarındaki insan profiline bakın.bilinçli olarak eğitimden dışlanan, kadınlığı "bir kötü kader" gibi yaşaması öğütlenen, sırasıyla baba/kardeş/sevgili/nişanlı/koca tarafından itina ile taciz edilmesi normal görülen, heteronormatif toplum bilincine kıyasıya bağlı kalarak yetiştirdiği çocuğu kız ise eğer, bütün bu "aşağılanmışlık bilincini" olduğu gibi ona aktarması öğretilen, eğer çocuğu erkekse -ki erkek doğuramaması da suç kadının.her ne kadar cinsiyet erkekçe belirleniyor olsa da- hayatına değmiş erkeklerden ne gördüyse aynısını ona da aktaran kadınlar...

oysa ki hayat bir vajina veya penis çevresinde süregitmeyen bir kavram.bu yönüyle bakınca cinselliği de yanlış ve/veya eksik öğrenmiş insanlarız.ha pardon !! o da bize mahsus birşey.ne demek kadının cinselliği öğrenmesi ?! orospu mu olsun? yollu mu desinler? erkek mi? o başka bak !! "oğlum büyüsün de mektebe götüreyim" diyen insanların ülkesindeyiz.ne demek kadın ve cinsellik?! özgüvenli, eğitimli, ümmetçi bakış açısından "yollu" kadınlar her toplum için tehlikedir.ama söz konusu ortadoğu ise çok daha fazla !!

Yazarın biyografisi

Adı:
Cordelia Fine
Unvan:
İngiliz Akademisyen, Psikolog ve Yazar
Doğum:
Toronto, Kanada, 1975
Oxford Üniversitesi'nde deneysel psikoloji lisansı yaptıktan sonra, Cambridge Üniversitesi'nde kriminoloji doktorası çalışmalarını tamamlamıştır. Melbourne Üniversitesi'nde araştırma görevlisidir. Macquaire Üniversitesi Felsefe bölümünde Etik Değerler Merkezi'nde görev yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 66 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.