vuslat özgen

İnanç yaşama gücüdür. Eğer insan yaşıyorsa herhangi bir şeye de inanıyordur. Bir şeyler için yaşaması gerektiğine inanmasaydı yaşamazdı. Eğer sonu olan şeylerin aldatıcı olduğunu görmüyor ve anlamıyorsa sonu olan şeye inanır; eğer sonu olanın aldatıcı olduğunu anlıyorsa, sonsuz olana inanmak zorundadır. İnançsız yaşamak mümkün değildir.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kendinin ne olduğunu anlaması için insanın öncelikle tıpkı onun gibi kendi kendini anlamayan insanlardan oluşan gizemlerle dolu insanlığın ne olduğunu anlaması gerekir.
Edebiyat
şöyle diyordum kendime: "Her şey gelişiyor, farklılaşıyor, karmaşıklaşmaya ve mükemmelleşmeye doğru gidiyor ve bu gidişi yönlendiren yasalar var. Sen bütünün bir parçasısın. Bütünü ve gelişme kurallarını olabildiğince kavradıktan sonra bu bütün içindeki yerini de, kendini de anlayacaksın."
Edebiyat
Bugün değilse yarın sevdiğimiz insanlara, bana hastalıklar ve ölümler gelecek (kaç kere geldi bile) ve geriye pis kokularla kurtlardan başka bir şey kalmayacak. Yaptığım işler her ne olursa olsun hepsi unutulacak, er ya da geç ben de olmayacağım. Öyleyse bu kadar çaba harcamak, didinmek niye? İnsan bunu nasıl göremez ve yaşamaya devam edebilir, şaşırtıcı olan da bu işte! İnsan ancak yaşam sarhoşuyken yaşayabilir; ama ayılınca bütün bunların sadece ve sadece bir aldatmaca, hem de aptalca bir aldatmaca olduğunu görmezlik edemez! Tam öyledir işte, hatta komik ve nükteli bir şey de yok bunda, düpedüz acımasız ve aptalcadır.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Edebiyat
bu yüzden de neyin iyi, neyin gerekli olduğuna karar verirken insanların ne söylediğinin ve ne yaptığının değil, ilerlemenin de değil, kendi yüreğimle hissettiklerimin önemli olduğunu biliyorum.
Edebiyat