Ağlayarak yazılan kitap ağlanarak okundu. Bu kadar da olmaz dediğim her şey oldu.
O kadar çok şeye sinir oldum, üzüldüm ki..
Açıkcası gelin kaynana dramı beni çok etkilemez sanmıştım fakat Orhan Kemal'in öyle güzel bir anlatımı ve karakterleri hissettirişi var ki..
Anlatılan şey kesinlikle bir gelin kaynana hikayesinden ibaret değil, Nazan'ın gelin rolünden çok anneliği beni ağlattı. Eğer anne çocuk ilişkileriyle ilgili dram okuyamıyor ya da bundan etkilendiğiniz bir dönemdeyseniz mümkünse bu kitabı erteleyin. Ama mutlaka okuyun
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
“Birini sevince, o sevgiyi anons edince tamam sanıyoruz. Heves lazım, tamam, köpek gibi âşık olmak da lazım, illa ki başın dönecek, aklını yitirecek gibi olacaksın, onsuzluğu hayal edemediğin biçare bir hal gelecek üstüne ama bunlar uçucu, kaçıcı şeyler. Sonra çok iş var. Emek vermen lazım. Bazı şeyleri feda etmen lazım. Teslim olman lazım. Yer açman lazım. Taş üstüne taş koyman lazım. Sonra o ilişkiye gözün gibi bakman lazım, çürümesin, çökmesin, eskimesin. Ona hayatını vermen lazım. Bunlar yoksa heves balon gibi bir şey, sönüp gidiyor.”
Çocuklar sağlam bir zemin arıyordu büyümek için. Dünyanın tekinsiz halleri karşısında yanlarında durunca kendilerini emin ellerde hissettikleri birini. Onları bırakmayacak, onlara “Merak etme, ben buradayım” diyecek biri. Gönülsüz ebeveynlik bir çocuğun başına gelebilecek en fena şeydi.