Esra

Zaman Makinesi’nde Romantizm ve Viktoryen dönem yansımaları
Puan vermedi·144 syf.··
2021 2. kitabı
Yazıldığı zaman düşünüldüğünde yenilikçi ve “bilim kurgu” olarak adlandırılabilecek bu öykünün günümüz dünyasında hala bilim kurgu olarak adlandırılabileceğini düşünmüyorum. “Zaman Makinesi” adı günümüz okuru için aldatıcı. Bu kitapta bir zaman makinesinin varlığını illa kabul etmem gerekirse de bu makinenin sizi götürebileceği tek yerin geçmiş olduğunu söylemek isterim. Türünün diğer örneklerinin aksine buradaki “kahinimizin” (yazarın kendisi) hayal gücünün ve anlatısının dönemin viktoryen tarzının ötesine gidemediği görülmektedir. Şöyle ki; her ne kadar insanımsı farklı yaratıklarla süslenmeye çalışılsa da aslında kitap Viktorya dönemi edebiyatında sıkça görülen işçi sınıfının mücadelesi ve orta sınıfın bağ kurabileceği günlük sorunlardan sıkça bahsetmiş. Viktorya dönemi edebiyatı ve romantizm akımı tarihte hemen hemen aynı zamanlara denk gelir. Wells gerçek hayatta her ne kadar biyoloji eğitimi almış ve bilim ile içli dışlı olsa da, yazar kimliğinin fazlasıyla romantizm akımı etkisinde kaldığını düşünüyorum. Kitabı okurken sık sık bir bilim kurgu anlatısı değil de doğa tasviri okuyormuş gibi hissediyorsunuz. Eloi’lerin içinde yaşadığı orman, bitkiler, meyveler hepsi en ince ayrıntısına kadar sayfalarca anlatılıyor. Romantizmde doğa yüceltilip övülürken, viktoryen bakış açısı daha gerçekçidir. Eloi’ler yiyip içip şarkı söylerken Morlock’ların yer altında yaşayıp güneş ışığından zarar görmeleri, geceleri Eloi’ler için tehlike yaratmaları ve insan eti yemeleri ise doğanın acımasız tarafını vurguluyor. Sonuç olarak H.G. Wells’in yaşadığı dönemin iki edebiyat akımından da bolca etkilendiğini söyleyebiliriz. Fakat daha önce de belirttiğim gibi bana göre Wells’in bu kitabı bir bilim kurgu anlatısı değil, “exceptional man in the exceptional circumstances” temalı bir
Edebiyat
Zaman MakinesiH. G. Wells · İthaki Yayınları · 202337,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·128 syf.··
2020 16. kitabı
Kitabın sonu oldukça tahmin edilebilir olsa da hikayelerin birbirine bağlanma şekli çok ustaca. Gerçek dünya ile “cinperi” dünyası arasında gidip gelen bir kitap. Kitap bana eskiden bolca dinlediğimiz “evvel zaman içinde kalbur saman içinde” diye başlayan hikayeleri anımsattı. Sürekli kelime oyunları, kafiyeli cümleler yazarın dile hakimiyetini sergiler nitelikte. Hikayelerin gerçek dışılığı da yine eski masalları anımsatmakta. Okuması oldukça zevkli.
Edebiyat
Beş Sevim ApartmanıMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 20199,1bin okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Bu kitabı anlamak için modernizm, postmodernizm gibi akımları bilip bunlarla ilgilenen yazarlara ve yazım tarzlarına da hakim olmanız gerekir. Güzel bir postmodern roman örneği. Kitap çoğunlukla tüketim toplumu ve Amerikan toplum yapısını eleştiriyor. Herkesin kendisini bir birey olarak değil, kullandığı ürünlerin markaları üzerinden tanımladığını anlatmaya çalışıyor. Kitapta, postmodern romanların öne çıkan özelliklerinden biri olan parodi bolca var. Ben getirdiği eleştiriyi ve yazarın tarzını çok sevdim. Bunu okuduktan sonra da yazarın başka bir kitabı olan Otomatik Piyano’yu aldım. Umarım o da ‘Şampiyonların Kahvaltısı’ kadar güzeldir.
Şampiyonların KahvaltısıKurt Vonnegut · April Yayıncılık · 20153 okunma