Eğer sen olmazsan, kendimi yazarken tahayyül edemem. Geriye kalan her şeyin, sen yanımdayken bana ne kadar önemli görünmüş olursa olsun, anlamını ve önemini yitirdiği vazgeçilmezsin sen. Bunu sana, son kitabımın ithaf yazısında dile getirdim.
Eminim ki korkusuzca ölümle mücadele edebilmek için onu ehlileştirmeye çalışıyordun. Sessizliğin içinde öyle güzel ve azimliydin ki yaşamaktan vazgeçebileceğin aklımın ucundan geçmezdi.
Senden habersizce, arkadan bir fotoğrafını çektim: La Jolla'nın büyük kumsalında, ayakların suyun içinde yürüyorsun. Elli iki yaşındasın. Hayranlık uyandırıcısın. Benim en beğendiğim fotoğraflarından biri bu.
Tıptan bir beklentin kalmamıştı. Ağrı kesiciler almayı ve onlara bağımlı olmayı reddediyordun. Bedenini, hastalığını. sağlığını kendin ele almaya; tıbbi tekno-bilimin bedeninle, kendinle ilişkin üzerinde söz sahibi olmasına izin vermek yerine, hayatın üzerinde kendin söz sahibi olmaya karar verdin.