Korkunç çocukluğumda, çocukluğumu unutturacak kapıları açan anahtarlardı kitaplar.
Onlarla büyüdüm, onlarla gelişiyorum. Kaç bin tane kitap okudum hatırlamıyorum. Okuyorum öğreniyorum ve tekrar okuyup tekrar öğreniyorum...
Yazarın ilk okuduğum kitabı, son olmayacağı kesin:) Evlatlık verilmedim fakat annem tarafından terkedildim, sanırım o sebeple yazarla bazı ortak duyguları hissettim. Çok güzel bir kitaptı. Kendi duygularını karşı tarafa geçirebilmiş yazar.
Kadın... Maalesef her toplumda ve tüm zaman dilimlerinde hep aşağıda görülmüş. Geleceğin de çok farklı olacağını düşünemiyorum. Eskiye göre başka maskelerle dolaşıyor insanlar. Kadın hakları, kadın erkek eşitliği diyorlar ama altta yatan metin belli; kadınlar birkaç basamak aşağıda görülüyor. Gerçekleri tokat gibi anlatan bir kitaptı. Akıcı ama acı..
Ryu Murakami yeni tanıştığım bir yazar ve okuduğum ilk kitabı Miso Çorbasında'ya bayıldım. Kitabın içine girip resmen Kenci ile birlikte o gerilimi yaşadım. Tavsiye ederim
Canım Haruki yine yapmışsın yapacağını. Hemen bitmesin diye azar azar okumaya çalıştım hem sonunu merak ederek hem de kitapla vedalaşacağım diye üzülerek...
Kitabı tesadüfen aldım. Hani vardır ya bazı kitaplar, gördüğün an seveceğini bilirsin, işte yine yanılmadım hislerimde. Kitabı bitirdim, bitirir bitirmez bir daha okudum. Genelde kitaplarımda sevdiğim cümlelerin altını çizerim. Arada sırada kitaplığımdan alıp bakarım daha önce okuduklarıma. Bunu hiç çizmedim, bir zaman diliminde tekrar elime alıp yeni şeyler öğreneceğimi hissediyorum.