“Ya ben sana ne diyeceğim? Zeze mi?”
“Rica ederim. Zeze yok artık. Geçmişteki budala çocuktu o. Bir sokak çocuğu adıydı… şimdi çok değiştim. Terbiyeli, kibar bir çocuğum ben…”
“Ve hüzünlü. Özellikle hüzünlü. Belki de yeryüzünün en hüzünlü çocuklarından biri, değil mi?”