📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Erkekler ekonomik açıdan efendilerine, kadınlarsa erkeklere bağımlıdır. Sonuç olarak, adam efendisine atmasına gereken dayağı karısına atar ve kadın bu konuda hiçbir şey yapamaz. Arada çocuklar vardır ve eve ekmeği adam getirmektedir, yani kadın kocasını hapse gönderip de açlıktan ölmeyi göze alamaz. Bu tür davalar mahkemeye geldiğinde suç ile ilgili deliller nadiren bulunur, genelde, ayaklar altında ezilen eş ve anne çocuklarının hatırına kocasını serbest bırakması için gözyaşları içinde sulh hâkimine yalvarır.
Materyalist, ruha değil de mülkiyete dayalı bir medeniyette, mülkiyetin ruha göre daha fazla yüceltilmesi ve mülke karşı işlenen suçların bireye karşı işlenen suçlardan çok daha önemli kabul edilmesi kaçınılmazdır. Bir adamın karısının pestilini çıkarması ve birkaç kaburgasını kırması, kalacağı yere para ödeyebilecek durumda olmayan birinin yıldızlar altında uyumasıyla kıyaslanınca daha hafif suç sayılıyor. Toplumun gözünde, zengin demiryolu şirketinden birkaç armut çalan delikanlı, yetmiş yaşın üzerinde yaşlı adama sebepsiz yere saldıran genç kabadayıdan daha büyük tehdittir. Çalıştığını iddia ederek eve yerleşen genç kız öyle tehlikeli bir suç işlemiştir ki ağır şekilde cezalandırılmazsa o ve onun gibiler mülkiyet yapısını yerle yeksan edebilir ama aynı kız gece yarısından sonda Piccadily ve Strand caddelerinde çıkıp kendini satsa hem polis ona müdahale etmez hem de kız kirasını ödeyebilir.
Çalışmak isteyen herkese yeteri kadar iş olmazsa, bir iş bulamayanlar verimsiz sayılacak, aylak aylak dolaşmaya ve sefalet içinde yok olup gitmeye mahkûm olacaklardır.