Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.
Baek Sehee’nin Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum kitabı, yazarın depresyonla mücadelesini ve psikiyatristiyle yaptığı görüşmeleri konu alıyor. Son bölümlerde ise çeşitli konulardaki kendi yazılarına yer veriyor.
Kitabı ilk gördüğümde başlığı beni çok etkilemişti, uzun zamandır da okumak istiyordum. Güney Kore’de çok satanlar arasında olunca beklentimi yükselttim ama açıkçası beklediğimi bulamadım. Benim için oldukça yüzeysel kaldı; yeni, farklı ya da düşündürücü bir şey söylemedi. Okurken birkaç kez “bunu niye okuyorum ki?” diye düşündüm. Bu kadar popüler olmasına da gerçekten şaşırdım.
Yine de yazarın yaşadığı ruh halini doğrudan anlatması, bazı okurların kendinden bir şey bulmasını sağlayabilir. Ama kendi adıma pek önereceğim bir kitap değil; okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz.