müslüman, konu ne olursa olsun saplantı derecesinde bir yenilik korkusu taşır. yenilik yapmaktan korkulup, başkalarına karşı edilgenleşilince başkalarının eline kalınır. kaçınılmaz olarak başımıza gelen de bu oldu. bir gün geldi, tuzağa düştüğümüzü, kaderimizin dizginlerini artık elimizde tutamadığımızı, topraklarımızdan demiryollarının geçtiğini, telgraf direklerinin tarlalarımızı ağ gibi sardığını, buharlı gemilerin limanlarımızı kuşattığını gördük. tavrımız geri çekilme oldu: tıpkı asırlık tatilimizi zararsız sürdürerek anıtlarımızı seyre daldığımız gibi, çevremizde dolanan bu tüccarları, misyonerleri ve seferdeki birlikleri pasif bir şekilde inceledik.