esra♡

Puan vermedi·347 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
II. Dünya Savaşı’nın tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet… 9 yıl önce ortaokuldayken okumuş olduğum bu kitabın yeri benim için her zaman ayrıydı. Hep, kitabı unuttuğum bir zamanda yeniden okumayı istemiştim. Şimdi üniversitedeyken ikinci kez okudum fakat bu defa eski duygularımı hissedemedim. Eskiden imkânsız aşk olarak gördüğüm, okurken aşkı derinden hissederek hüzünlendiğim bu kitapta; bu kez öfkeden başka bir şey hissedemedim. Ne olursa olsun ortada bir aldatma söz konusu ve Anne ile Westry’nin aşkları ne kadar büyük olursa olsun, bu gerçeği hiçbir şey değiştirmiyor. Sanırım büyümenin verdiği olgunlukla şimdi böyle düşünüyorum. Anne ile Westry’nin, birlikte buldukları bungalovda aşklarının filizlenmesi eskiden beni çok etkilerken; şimdi durumun yanlışlığından başka bir şey göremiyorum. Ben şunu anladım ki bazı kitapları yeniden okumamak gerekir. Keşke bu kitabı, 9 yıl önce okuduğumdaki o saf ve masum duygularla hatırlıyor olsaydım. Her neyse, kitabın sonlarını hiç hatırlamıyormuşum ki Sarah Jio klasik tarzıyla yine bizi şaşırtmayı başarıyor. Kitabın sonlarında yasak aşka olan öfkem dindi, gayet severek okudum. Anne’in yıllar sonra ilk kez bungalova gitmesi ve orada geçmişe dair izler bulması.. Beni bir anda eskiye götürdü sanki. Son sayfalarda kısa bir an için eski duygularımı yeniden hissettim. Kitabı okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diler, doğru zamanda okumanızı umarım.
Edebiyat
Yağmur SonrasıSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201320,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi
“Afganistan’da çocuk çok ama çocukluk yok..” “Emir ve Hasan, Kâbil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk.. Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir ile Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.” Yazarın “Bin Muhteşem Güneş” adlı kitabını okuyunca, yazarın okumuş olduğum ilk kitabı olan “Uçurtma Avcısı”nın incelemesini yazmak istedim. Geçen yıl okumuş olduğum bu kitap, belki de okurken en çok duygulandığım, hüzünlendiğim ve karmaşık duygular (aynı anda hem üzüntü hem kızgınlık) yaşadığım bir kitap oldu. Yazarın bu kitabını daha çok beğendim. Hasan’ın, Emir’e olan sevgisi ve sadakati; Emir’in ise Hasan’ın başına gelenleri görmezden gelişi, kendini “efendi”, arkadaşını “hizmetkârı” olarak görmesi (aralarındaki sosyal sınıf farkından dolayı).. Hasan’ın her şeye rağmen Emir’e asla ihanet etmemesi, onu hep çok sevmesi bana o kadar dokundu ki.. “Bütün gece uyumamıştım. Hasan’ı terslediğime üzülmüştüm. Tam özür dilemeye hazırlanırken vazgeçtim. Hasan gergin olduğumu anlardı nasılsa. Hasan beni her zaman anlardı.”(sf 74) Emir’e çok kızsam da zaman zaman Hasan’a da kızdığım zamanlar oldu. Emir’e bu kadar çok değer verdiği ve bu kadar çok üzerine düştüğü için, ona hiç karşılık görmemesine rağmen sürekli fedakârlık yaptığı için.. “Emir, senin için uçurtmayı yakalamamı ister misin? Senin
Edebiyat
Uçurtma Avcısı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2021192,2bin okunma