Kinayesi buymuş meğer hayalin
Gözlerimi tutuşturan bir yüzün ortasında kalakaldı yüreğim..
Sanma avareyim, pare pareyim
Kalkıyorum şimdi düştüğüm yerden
Sana değil kendi rüyalarıma darılmışım
Küserek gidiyorum..
Gece bir kabustu, doğmadı güneş
Ülkem karanlıktı, sokağım kördü
Bahçe kapısında dikilip durdum
Ruhumu dikenli tellere sardım
Günlerce göğümde kaldı bulutlar
Sessizce bekledim, baktım nafile
Umudumu keserek gidiyorum..
Belli ki yağdımı silecek zaman
Penceremden sana bu son bakışım
Bu son dokunuşum, köşe taşına
Yenildim, saklamak artık boşuna
Tarumar eyledin, bahtımı heyhat!
Tebessümle yaktığımız lambaların Işığını kısarak gidiyorum...
Bu şehirden gidiyorum;
Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi,
Gururu yıkılmış soyatlar gibi,
Bu şehirden gidiyorum.
...
Bu şehirden gidiyorum;
Gömerek geceyi içime,
Sabahın hüznünü beklemeden,
Gidiyorum bu şehirden.
İnsanlar taş gibi bana yabancı
Ağaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarda
Bir tanbur bir yalnızlığı anlatıyorsa
O ışıksız pencereden
Ben onu duymuyor gibiyim..