Kendinden başka Biri’ni oluşturduğunu düşün...Şimdi o Biri’nin aslında kimse olmadığını Hiçkimse olduğunu düşün.. Sonra o Hiçkimseden aslında Binlerce olduğunu farkettiğin anlar sahiden delirdiğin anlar mıdır?
Yazar Luigi Pirandello’nun nihilist yaklaşımına rağmen ben kitaba varoluşçu olarak yaklaştım. Belki de hata yapmışımdır. Bakalım siz kitaba nasıl yaklaşacaksınız?
Açıkçası yorucu değil yorgun bir kitaptı. Kitaptaki anlatıcı aşırı yorgundu, hayat yorgunu. Ve bu bir şekilde size de yansıyordu. Anlatımın kurgusu çok dağınıktı. Bir yanda geçmişte anlatılan hikayeler, bir kendi... yanisi bir şu anda, bir geçmiş anda. Ne olduğunu kestirmek kopukluk sağlıyordu. Yine de çok güzel cümleler vardı. Okunabilir mi? Evet, unutulabilir mi? Evet.
Geriye bakınca mümkün olabileceklerin yerinde yalnızca ince, muhtemel bir çizgi görecektik; gerçekleşenler, gerçekleşmeyenlerin geniş ve boş karanlığı üzerinden doğacaktı
Eğer sonrasında kederin ne kadar derine işlediğini görmeseydim, eğer üzülmeye hakkım olmadığını düşünseydim; sanırım bunun bir nedeni eve yaptığım bu yolculuğun sevgi ya da şefkat yüzünden gerçekleşmediği olurdu